Bağlamdan hareketle bilmediği kelime ve
kelime gruplarının anlamını tahmin eder.
Keçecilik, hayvan
tüylerinin özel bir teknikle sıkıştırılarak keçeye dönüştürülmesi işlemidir.
Geleneksel Türk el sanatları arasında önemli bir yere sahiptir ve tarih boyunca
çeşitli kültürlerde kullanılmıştır. Giysiler, çadırlar, süs eşyaları ve zemin kaplamaları
keçenin kullanıldığı bazı örneklerdir. Günümüzde keçecilik zanaatının yaşayan
önemli temsilcilerinden biri, keçe ustası Ahmet Yaşar Kocataş’tır.
1)Metinde geçen bazı sözcüklerin anlamları
aşağıda verilmiştir. Anlamları verilen sözcükleri boş yerlere yazınız.
|
|
İnsanların maddeye
dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim,
beceri ve ustalık gerektiren iş.
|
|
|
Yapağı veya keçi
kılının dövülmesi veya ayakla tepilmesiyle elde edilen kaba kumaş.
|
|
|
Tarihsel,
toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile
bunları oluşturmada ve sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların
bütünü.
|
|
|
Bir zanaatı
gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
|
|
|
Makine kullanılmadan,
küçük el işi araçlarıyla yapılan işlerin hepsi.
|
Deyim ve atasözlerinin metne katkısını
belirler.
2) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olan
deyimlerin anlamlarını altındaki boşluklara yazınız.
-O, sıkıntı yaşamamak adına suya sabuna dokunmayan
yazılar yazan bir köşe yazarıydı.
Anlamı:
………………………………………………………………………………………………………..
-Sınavın bitmesine birkaç dakika kaldığını öğrenince etekleri
tutuştu.
Anlamı:
…………………………………………………………………………………………………………
Çekim eklerinin işlevlerini ayırt eder. Fiillerde
anlam kayması üzerinde durulur.
3) “Her sabah bu parkta koşuyoruz.” cümlesinde
anlamca kastedilen kipi yazıp cümleyi anlamca kastedilen kipiyle tekrar
yazınız.
Metnin konusunu belirler.
Peyami
Safa, 1899 yılında İstanbul’da doğdu. Henüz iki yaşına gelmemişti ki Sivas’ta
sürgün bulunan babası İsmail Safa vefat etti. Çocukluğu hep maddi
imkânsızlıklar içinde geçti. Sıska, çelimsiz bir çocuktu. Yaşı dokuza
geldiğinde bir kemik hastalığına tutuldu, bu hastalık bedeninde ve ruhunda
derin tesirler bıraktı. Türk edebiyatının bu usta kalemi 15 Haziran 1961
tarihinde vefat etti ama eserleri bütün canlılığı ile yaşıyor.
4) Yukarıdaki metnin konusunu yazınız.
Metnin ana fikrini/ana duygusunu belirler.
Yetenek
önemlidir, başarıya ulaşmada yetenekli olmanın önemi asla yadsınamaz. Ancak
yeteneğin yanında bazı şeylerin de olması önemlidir. Sabırlı olmak, zorluklara
tahammül etmek ve kararlı olmak da yetenekli olmanın yanında çok
önemlidir. Sözün kısası, bir işte başarıya ulaşmak için yetenekli olmak
tek başına yeterli değildir.
5) Yukarıdaki metnin ana fikrini yazınız.
Metindeki hikâye unsurlarını belirler.
Bir gece yarısı Karapınarlılar
korkuyla uyandılar. Koskocaman bir kaya yerinden kopmuş yuvarlana yuvarlana
gelmiş, köyün yolu üstünde durmuştu. Yoldan gidip gelmek iyice güçleşmişti.
Sabahleyin bütün köylü kayanın başına toplandı. Hep birlikte kaldırmayı
denediler. Olmadı. Bir milim bile oynatamadılar. Sonra kayayı parçalamak için
dinamit aradılar, yoktu. Birkaç genç iri balyozlarla kayayı parçalamaya
giriştiler. Bir parça bile koparamadılar. Şaşırıp kaldılar.
6)Yukarıdaki metnin unsurlarını aşağıdaki
tabloya yazınız.
Metnin içeriğine uygun başlık/başlıklar
belirler.
Bazen
olmazları mümkün kılan, içinden çıkılması güç meseleleri tereyağından kıl çeker
gibi halledebilmeyi sağlayan, bilgi ve onun sağladığı güçtür. Bilginin gücü
insan için en değerli anahtardır. Bilginin gücü sayesinde insan medeniyetin
kapılarını ardına kadar açar ve bu kapıdan içeri girerek sürekli ilerlemeye
devam eder.
7) Yukarıdaki metne uygun bir başlık
belirleyip yazınız.
Okudukları ile ilgili çıkarımlarda
bulunur.
8) Aşağıda
neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç cümlelerinin tanımı verilmiştir. Altta
verilen boşluklara tanıma uygun örnek cümleler yazınız.
-Eylemin hangi
nedenle, hangi gerekçeyle yapıldığını bildiren cümlelere neden-sonuç cümleleri
denir.
Örnek Cümle:
…………………………………………………………………………………………..
-Eylemin hangi
amaçla yapıldığını bildiren cümlelere amaç-sonuç cümleleri denir.
Örnek Cümle:
…………………………………………………………………………………………..
-Bir eylemin
gerçekleşmesinin başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğu cümlelere
koşul-sonuç cümleleri denir.
Örnek Cümle:
……………………………………………………………………………………………..
Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur.
9)Aşağıdaki cümleleri neden-sonuç, amaç-sonuç ve
koşul-sonuç bakımından değerlendiriniz.
-Futbolu çok sevdiği için futbolcu olmak istiyor.
(.....................................................)
-Kar yağdığı için okullar tatil oldu.
(....................................................)
-Ders çalışmak için kütüphaneye gitti.
(...................................................)
-Baban erken gelirse sinemaya gideriz.
(...................................................)
Metindeki söz sanatlarını tespit eder.
10) “Bu sabah bütün kuşlar bizi selamlıyordu.” ifadesinde
hangi söz sanatı kullanılmıştır?
Metindeki anlatım biçimlerini belirler.
11)Bilge Hanım hâlden anlar gibiydi. Beni büsbütün gözden
çıkarıp atmamış, bugünler için saklamıştı. Askıdan alındım. Dürülüp paketlendim,
bir başka torbaya yerleştirildim. Çocukların dersi bittiğinde Bilge Hanım,
Kadir’e sevecenlikle seslendi.
Yukarıdaki metinde hangi anlatım biçimi
kullanılmıştır?
Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirler.
12) Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın
ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur. Toplumda yaşanan tüm
olumsuzlukların altında sevgi eksikliği yatar.
Yukarıdaki metinde hangi düşünceyi
geliştirme yolu kullanılmıştır?
Çekim eklerinin işlevlerini ayırt eder. Fiillerde anlam kayması üzerinde durulur.
13) “Yarın akşam Bursa’ya gidiyoruz.” cümlesinde anlamca
kastedilen kipi yazıp, cümleyi anlamca kastedilen kipiyle tekrar yazınız.
14)Güneşli, güzel bir sabaha uyandım. Işığın müthiş
parıltısının, havanın ferahlığının veya serçelerin şarkısının her sabah bu
kadar güzel olup olmadığını düşündüm. Açıkçası kendimi hiçbir sabah böylesine
coşkulu hissetmemiştim. Yüreğimin cıvıltılarının dün gece verdiğim karardan
kaynaklandığını hemen anladım. Bugün yeni hayatımın ilk günüydü.
Yataktan kalkıp pencerenin önüne geçtim. Ağaçlardan
odama dolan mis gibi havayı içime çektim. Kollarımı ufuklar gibi açıp gerindim.
İçimden şöyle geçirdim: İşte güzel bir güne böyle başlanır!
Özgür BALPINAR
Bu sözleri söyleyen kişinin hangi duygular
içinde olduğu söylenebilir?
15) Çok uzun yıllar önceydi. Bir kasabadaki
öğretmenler, doktorlar, fırıncılar, işçiler, çiftçiler, polisler, şoförler,
kısacası bütün çalışanlar bir tepede toplandılar. Hepsinin derdi ortaktı. Hep
aynı şeyi söylüyorlardı: “Kimse bizim değerimizi bilmiyor.” diyorlardı. O gün
aralarında bir anlaşma yaptılar ve artık çalışmamaya karar verdiler.
Çok geçmeden bir öğretmen hastalanıp doktora gitti.
Doktor ona: “Senin adına üzgünüm ama sana yardımcı olamam, anlaşmayı unuttun
herhalde.” dedi. O gece doktorun evine hırsız girdi. Doktor polisi aradı.
Polis, doktora: “Üzgünüm dostum, kendi başının çaresine bakmalısın çünkü ben de
çalışmıyorum.” dedi. Tabi polis de sabahleyin ekmek almak için fırına gidince
aynı cevabi aldı. Çiftçi buğday ekmedi, şoför çiftçiyi taşımadı, motor ustası,
şoförün arabasını tamir etmedi. Aşçı da motor ustasına yemek yapmadı. Öğretmen
ise kimsenin çocuğunu okutmadı. Günler böyle geçti.
Zamanla kasabada hayat çekilmez oldu. İnsanlar
dayanışmanın ne büyük bir ihtiyaç olduğunun farkına vardılar. Bu toplumdaki
bütün bireylerin ayrı bir yeri ve önemi olduğunu anladılar. Bu durumu düzeltmek
isteyen kasabalılar tekrar aynı tepede toplandılar. Orada bulunan herkes
birbirinden özür diledi.
Yukarıdaki metinde asıl anlatılmak istenen
düşünceyi bir cümleyle yazınız.
Cevap anahtarına BURADAN ulaşabilirsiniz.