23 Haziran 2022 Perşembe

Merhamet Üzerine


Merhamet, insanı insan yapan en yüce duygulardan birisidir. Tıpkı sevgi gibi... O olmazsa düşmanlık artar, tüm iyi şeyler yeryüzünden silinir. Acıma değildir merhamet. Duygudaşlıktır, düşen, acı çeken bir canlının elinden tutmaktır.

Sizlere bu yazımızda MEB’in düzenlediği Kemal Sayar’ın “Merhamet ve Yavaşlamak” adlı seminerinden önemli notları paylaşacağız.

Kemal Sayar’ın “Merhamet ve Yavaşlamak” Seminerinden Önemli Notlar

-Merhamet, gönlün zekâsıdır. (Goethe)

-Merhamet, dünyanın bütün feryatlarını duyabilmektir.

-Merhamet acımak değildir. Acımakta yukarıdan bir bakış, lütufkârlık vardır.

-Merhametli insanlar; başkalarının yaşadığı acıları, ıstırapları çok kolay hisseden, yüksek düzeyde empati gösterebilen insanlardır. Merhamet için empati tek başına yeterli değildir ama olmazsa olmaz bir duygudur.

-İnsan evlâdı zaten doğuştan empatiye ve merhamete programlı bir varlıktır.

-Eğitimde de merhamet duygusunun çok önemli bir yeri olmalı. Çocuklarımıza ilkokuldan başlayarak merhamet eğitimi vermeliyiz. Merhamet eğitimi derken şunu kastediyorum: Bir bıçağın kanatabileceğini, bir yumruğun can yakabileceğini, kötü bir sözün insanları küçük düşürüp onları ciddi psikolojik sorunlara maruz bırakabileceğini çocuklarımıza öğretebilmeliyiz. Dramalarla, ahlâkî ikilemlerle, tiyatroyla veya münazaralarla  merhamet duygusu çocuklarımıza öğretilebilir.

- Pandemi sonrasının bize biraz daha güzel bir dünya bırakmasını ümit ediyorduk; yokluğu, ölümü tecrübe etmiş insanlık olarak. Fakat giderek insanın daha da kıyıcılaştığı, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dediği “altta kalanın canı çıksın” dediği daha vahşi bir dünyaya gidiyor gibi gözüküyoruz. Bunu maske savaşlarında da gördük, tıbbî ekipmanların dünyaya eşit bir şekilde dağıtılmamasında gördük, aşı milliyetçiliğinde gördük.

-Merhamet, sosyal adaletin bir bileşenidir ve sosyal adaletin sağlanmasına katkıda bulunur.

-Bir matematik öğretmeni arkadaşım var. Finlandiyalı bir meslektaşıyla sohbetini anlattı bana. Arkadaşım “Siz çok güzel eğitim veriyorsunuz, okullarınız meşhur. ‘Matematikte şu konuyu öğretmezsek olmaz.’ dediğiniz konu hangisi?” diye sormuş. Cevap vermiş Finlandiyalı: “Ahlâk...” Yani biz bir çocuğa önce ahlâklı olmayı öğretmek zorundayız, matematik sonra gelir. Çünkü bilimin de kendince bir ahlâkı vardır.

Kemal Sayar’ın “Merhamet ve Yavaşlamak”seminerinden önemli notları sizlere aktarmaya çalıştık. Yazımızı bitirmeden önce şunu da söyleyelim: Merhamet, sadece okullarda öğretilen bir duygu değildir. Eğitimin önce evde, ailede başladığını unutmayalım ve aileler olarak çocuklarımıza merhamet duygusunu öğretelim. 

8 Haziran 2022 Çarşamba

İdarelerin ve Öğretmenlerin Yapacağı Sene Sonu İş ve İşlemler Nelerdir?

Bir eğitim-öğretim yılının daha sonuna gelmişken her sene olduğu gibi akıllarda şu soru var: İdarelerin ve öğretmenlerin yapması gereken sene sonu iş ve işlemler nelerdir? Biz de bu yazımızda bu soruyu cavaplandırmaya çalıştık. İsterseniz maddeler hâlinde görelim. 

1-Öğrencilere ait seçmeli dersler dâhil tüm derslere ait not bilgileri ile okul öncesi eğitimde gelişim raporları e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’ne zamanında işlenecek.

2-Geçerli mazereti olmadan sınavlara katılmayan, projesini teslim etmeyen öğrencilerin ilgili ders hanesine “G” yazılacak.

3-İlkokul müdürlüklerince; “Sürekli Devamsız” durumda olan öğrencilerin belirlenmesi ve e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’ne işlenmesi sağlanacak.

4-İlkokul müdürlüklerince “Veli isteğiyle” sınıf tekrarı yapılması istenilen öğrenciler belirlenecek ve e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’ne işlenecek.

5-Ortaokul ve imam hatip ortaokulu müdürlüklerince; söz konusu ekrana sadece puanı bulunmayan öğrenciler yansıtılmış olup bu öğrencilerden “Sürekli Devamsız” durumda olan öğrencilerin belirlenmesi sağlanacak.

6-Ortaokul ve imam hatip ortaokullarında Şube Öğretmenler Kurulu toplantıları 13-16 Haziran 2022 tarihleri arasında yapılarak kurullarda alınan kararlar “e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi/İlkokul-Ortaokul Kurum İşlemleri / ŞÖK-Sınıf Tekrarına Kalanlar/ŞÖK-Sınıf Tekrarı Kararları” ekranına kaydedilecektir. Bu kapsamda ŞÖK kararı alınmamış ve hakkında işlem tamamlanmamış öğrenci bırakılmayacaktır.

7-Mecburi  öğrenim çağı dışına çıkan öğrenciler, ders yılı sonunda “e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi/Öğrenci İşlemleri/Ayrılma İşlemleri” ekranından pasifleştirilecek ve EK-3 Öğrenim Belgesi verilerek Açık Öğretim Ortaokuluna yönlendirilecektir.

8- “e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi/İlkokul-Ortaokul Kurum İşlemleri/Sosyal Etkinlikler” ekranları üzerinde “Sosyal Etkinlikler” kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerin doğru, eksiksiz ve zamanında yapılması sağlanacak.

9- Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında sınıf/şube rehber öğretmenleri tarafından e-Okul’da yer alan “Sınıf Kitaplığı Oluşturma” ekranına sınıf kitaplıklarında yer alan tüm kitapların işlenmesi sağlanacak.

10- İlkokul ve ortaokullarda sınıf/şube rehber öğretmenleri tarafından öğrencilerin okudukları kitap bilgileri eksiksiz bir şekilde “e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi/İlkokul-Ortaokul Kurum İşlemleri/ Okuduğu Kitaplar/Öğrenci Kitap Bilgileri” ekranına işlenecek.

 

Ayrıca sınıf/şube rehber öğretmenleri davranış notlarını ve karne görüşlerini e-Okul sistemindeki ilgili ekranlara girmeyi unutmamalıdır.

Burada belirtilmesi gereken başka hususlar da kurs, egzersiz ve sınıf defterlerinin eksiksiz doldurulması, rehberlik yıllık faaliyet raporu, kulüp yıllık faaliyet raporu, ders kesim raporları, DYK yıl sonu raporları ve yazılı kâğıtlarının teslimi hususlarıdır. Rehberlik faaliyet raporunu, kulüp faaliyet raporunu, ders kesim ve DYK yıl sonu raporlarını hazırlayıp idareye teslim etmeyi ve yazılı kâğıtlarını da tutanakla birlikte idareye teslim etmeyi unutmayınız.

 

12 Mart 2022 Cumartesi

MEB'den Teftişte Yeni Adım


 Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde kaliteyi artırmak amacıyla yeni bir sistem kurdu. Sistemin adı "Kalite Güvence Sistemi"... Bu yazımızda sizlere bu sistemin öne çıkan özelliklerini anlatacağız.

1) Yeni sistemde teftişin fonksiyonlarına rehberlik ve denetleme, izleme ve değerlendirme de dahil edildi.

2) Tüm illerimizde "Eğitim Müfettişleri Başkanlığı"  kuruluyor. Eğitim müfettişleri başkanları, teftiş kurulu başkanının başkanlığında her yıl en az bir kez toplanacak.

3) Uygulamaya alınan yeni "Kalite Güvence Sistemi"yle okullar kendi öz değerlendirme raporlarını kendileri hazırlayacak.

4) Öz değerlendirme raporlarına göre her bir okul en geç 3 yılda bir denetlenecek ve rehberlik desteği sağlanacak.

5) Öğretim programlarının uygulanması ile öğrencilerin kazanımlara ulaşma durumları sürekli izlenecek. Denetim için 3 yıl beklenmeyecek.

6) Eğitim müfettişleri başkanlığı, illere yönelik izleme ve değerlendirme çalışması yapacak, illerin hedeflerine ulaşabilmesi için Bakanlık tarafından destek verilecek.

Kaynak: MEB


Milli Eğitim Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde ülkemizdeki matematik eğitiminin geliştirilmesi ve öğrencilere matematiği sevdirme adına "Matematik Seferberliği" projesi başlatmıştı. 

27 Şubat 2022 Pazar

Düşünceyi Geliştirme Yolları: Örnekleme ya da Örneklendirme Nedir?


 

Düşünceleri, soyut kavramları daha belirgin hâle getirmek için başvurulan düşünceyi geliştirme yoluna örnekleme ya da örneklendirme denir. Başka bir deyişle yazar örnekleme yoluyla soyut düşüncelere somutluk katar ve yazıyı daha anlaşılır hâle getirir.

Örnekleme ile İlgili Örnek Metinler:

-Atatürk, Türk müziğinin gelişmesi ve evrensel boyutlara ulaşması için müzik sanatında büyük bir çaba göstermiştir. Bu yolda 1934'te Ankara'da bir konservatuvar oluşturulmuştur. Ayrıca Atatürk bu konuda yerli yabancı kaynakları incelemiş, Ziya Gökalp’in eserlerini okumuş ve onlardan etkilenmiştir. Yurt dışında müzik eğitimlerini tamamlayarak dönen gençlerle tanışmış ve onlara akşam yemeklerinde yer vermiştir.

Yukarıdaki metinde, Atatürk’ün Türk müziğinin gelişmesi ve evrensel boyutlara ulaşması için büyük çaba harcadığı belirtilmiş, ardından da bu yolda konservatuvarın oluşturulduğu, Atatürk’ün bu alanda yerli ve yabancı kaynakları incelediği özellikle Ziya Gökalp’in eserlerini okuduğu, yurt dışında müzik eğitimlerini tamamlayan gençlerle tanıştığı örnek olarak verilmiştir. Başka bir deyişle bu metinde düşünceyi geliştirme yollarından örnekleme/örneklendirmeye başvurulmuştur.

 

-Dijital bağımlılık, insanın günlük yaşamını önemli ölçüde olumsuz etkileyen, teknoloji çağına özgü bir bağımlılık türüdür. Günümüzde birçok insan bu bağımlılığın pençesinde... Sosyal medyada paylaşım içeriklerinin kimler tarafından beğenildiğine sık sık bakmak, akıllı telefonlara odaklanıp karşıdaki kişinin söylediklerine odaklanamamak, sosyal medya ortamlarında olup biten gelişmeleri, haberleri kaçırma korkusu bu bağımlılığın birkaç parçası...

Yukarıdaki metinde dijital bağımlılığın teknoloji çağına özgü bir bağımlılık türü olduğu ve günümüzde birçok insanın bu bağımlılığın pençesinde olduğu belirtilerek konuyu somutlaştırmak amacıyla koyu yazılmış ifadelerle çeşitli örnekler verilmiştir.

Düşünceyi geliştirme yollarından örnekleme ile ilgili örnek metinlere BURADAN ulaşabilirsiniz.

22 Şubat 2022 Salı

Virgülün Kullanıldığı Yerler

 


1) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur.

Örnekler:

- Masanın üzerinde kitaplar, defterler, renkli renkli kalemler vardı.

-Pazardan domates, salatalık, biber ve biraz da meyve aldım.

-Toprak kokusu, çiçekler, böcekler, rüzgârın sesi... Böylesi bir ortamda gerçekten huzur buluyordum.

 

2) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur.

Örnekler:

-Okuldan geldi, yemeğini yedi, ödevini yaptı ve ardından uykuya daldı.

-Çalışma masasına geçtikten sonra ajandasını açtı, ajandasından bir şeyler okudu, kalemini eline aldı ve bir şeyler yazmaya başladı.

 

3) Özne olarak kullanıldıklarında “bu, şu, o” zamirlerinden sonra konur.

Örnekler:

-Bu, bizim için hiç iyi olmadı.

-O, tüm kötülüklerden arınarak hayatında yepyeni bir sayfa açmıştı.

 

4) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için konur.

Örnek:

Behçet Bey, yavaş adımlarla odaya girerek masasına oturdu, kalemini ve kağıdını hazırladı ve bir şeyler yazmaya başladı.

 

5) Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için konur.

Örnekler:

- Cumartesi günü Bursa’ya, çok sevdiği memleketine, gidecekti.

-Yüzündeki kırmızılık, bir an için de olsa, gidivermişti.

 

6) Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur.

Örnekler:

-Gün doğar yavaştan, yavaştan, yavaştan

  Doğa uyanır sabahtan, sabahtan, sabahtan

-Akşam, yine akşam, yine akşam,

Göllerde bu dem bir kamış olsam!   (Ahmet Haşim)

 

7) Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerinden sonra konur.

Örnekler:

-Bu raporu kesinlikle kurula sunmalıyız, dedi.

-Bu konu bizim için öncelik arz ediyor, dedi.

 

8) Konuşma çizgisinden önce konur.

Örnek:

Fısıldayarak yanındaki arkadaşına,

-Al şunu, belki bir gün işine yarar, dedi.

 

9) Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren “evet, hayır, peki, yok, pekâlâ, olur, tamam, hayhay, başüstüne, haydi, hadi, elbette, öyle” gibi kelimelerden sonra konur.

Örnekler:

-Olur, pazar günü ben de sizinle gelirim.

-Tamam, o işi yarın halledelim.

-Pekâlâ, sen öyle diyorsan öyle olsun.

-Hadi, gidelim artık.

-Evet, bu konuyu yeniden tartışalım.

-Hayır, o konunun aslı öyle değil.

 

10) Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur.

Örnekler:

-Sayın Başkan,

-Değerli Dinleyiciler,

-Değerli Öğretmenim,

-Sayın Vali,

-Sevgili Arkadaşım,

 

11) Sayıların yazılışında kesirleri ayırmak için konur.

Örnekler:

-24,7 (yirmi dört tam, onda yedi)

-38,22 (otuz sekiz tam, yüzde yirmi iki)

 

12) Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur.

Örnek: Mustafa Kutlu, Mavi Kuş, Dergah Yayınları, İstanbul, 2013. 

 

UYARI: Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:

Örnekler:

Hem okuyor hem çalışıyor.

Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

Gerek düzyazıda gerek şiirde özgün bir söyleyiş tarzı ortaya koymuştur.

İster inanın ister inanmayın ama ben bu konuda ciddiyim.

Ne onun yanına giderim ne de onun istediklerini yaparım.

 

UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

Örnek: Hararetli bir şekilde konuşuyorlardı fakat yanlarına biri gelecek olursa anında susuyorlardı.

 

 

 


19 Ocak 2022 Çarşamba

Deneme Nedir? Denemenin Özellikleri Nelerdir?

Bu yazımızda;

-Deneme nedir?

-Denemenin özellikleri nelerdir?

sorularına cevap arayıp bir deneme örneğine yer vereceğiz.

Deneme Nedir?

Yazarın, herhangi bir konu üzerinde kişisel düşüncelerini, yorumlarını ve beğenilerini kanıtlama amacı gütmeden ve kesin yargılara varmadan içten bir üslupla dile getirdiği yazı türüne deneme denir.

Deneme yazılması zor olan türlerden birisidir. Bunun nedeni olarak denemenin tür ve üslup olarak birden fazla türe yaklaşabilmesidir.

Denemenin Özellikleri Nelerdir?

1)Denemede konu sınırlaması yoktur. Yazar, özgürce seçtiği bir konuda yorumlarını, düşüncelerini, beğenilerini kanıtlamaya çalışmadan samimi bir üslupla dile getirir.

2) Makale gibi düşünsel bir planla yazılabilecek olan denemede yazar, makaleden farklı olarak kişisel düşüncelerini dile getirir ve bunları kanıtlamak zorunda değildir. Makalede nesnel bir bakış açısı varken denemede öznel bir bakış açısı vardır.

3) Yazar, denemede görüşlerini kendi kendiyle konuşuyormuş gibi okuyucularına aktarır.

4) Denemeler makale gibi düşünsel bir planla yazılabilse de her zaman belli bir plana göre de yazılmaz. Bu türde zaman zaman konu konuyu da açabilir ve yazar makaledeki gibi ciddi, başka bir deyişle, bilimsel bir dil kullanmaz.

5) Denemede amaç, okuyucuya bir düşünceyi kabul ettirmek değildir. Deneme yazarı sahip olduğu bilgi ve birikimle kişisel görüşlerini okuyucularına aktarırken onların hayata ve olaylara farklı açılardan bakmasını da sağlar.

Deneme Örneği

“İnsanoğlu, elbette kendi cirmine oranlanmayacak ölçüde “büyük” işlerin üstesinden gelmek istiyor. Dünyayı boyunduruğu altına almak istiyor. (...)

“Büyük” şeyler onu giderek daha çok büyülerken “küçük” şeyler de çekiciliğini yitiriyor. Küçük şeyler neredeyse insanın hayatından çekilip gidiyor, daha doğrusu insan öyle olduğunu sanmaya başlıyor. Yoksa küçük şeylerin önemi, attığı her adımda karşısına dikiliyor onun ve küçük şeyleri küçümsemeye hakkı olmadığını hatırlatıyor ona. Fakat o, dikkatini büyük şeylere yöneltmişse, küçük şeylerin ona hatırlatmak istediklerini görmüyor veya görmezlikten geliyor. Fakat bu küçük şeyler, bizim hayatımızın gerçeklerindendir. Onları istediğimiz kadar görmezlikten gelsek de, onların önümüze diktiği mânialar, o küçük mâniaları geçmeden, bir adım öne yürümemiz imkan dahiline girmiyor.  (mânia: engel)

(Rasim Özdenören, İpin Ucu)

Deneme türüne ilişkin metin örneklerine BURADAN ulaşabilirsiniz. 

 

 

 




18 Ocak 2022 Salı

Makale Nedir? Makalenin Özellikleri Nelerdir?

 

Bu yazımızda;

-Makale nedir?

-Makalenin özellikleri nelerdir?

sorularına cevap arayıp makale örneklerine yer vereceğiz.

Makale Nedir?

Okuyucuyu belirli bir konuda bilgilendirmek amacıyla yazılan, ortaya konan bilgilerin bilimsel veriler ve sağlam kaynaklarla kanıtlandığı yazı türüne makale denir.

Makalenin Özellikleri Nelerdir?

1)Okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazılan ve gazete, dergi ve internet ortamında yayınlanan yazı türüdür.

2) Makalede amaç belirli bir konuda bir görüşü savunmak ve kanıtlamaktır.

3) Bu türde bir görüş savunulurken ve kanıtlanmaya çalışılırken bilimsel verilerden yararlanılır.

4) Makalenin en önemli özelliklerinden birisi de alanında uzman kişiler tarafından yazılmasıdır.

5)Makalede nesnel bir bakış açısı hakimdir. Yazar bu türde kişisel görüşlerini, beğenilerini anlatmaz.

6) Bu türde çoğunlukla açıklayıcı anlatım biçiminden yararlanılır.

Makale Örneği 1

“İnsanın zihninde yer alan soyut sembollerin ve kavramların somut bir hale dönüştürüldüğü bilim dalına matematik denir. İnsanın dünyayı ve evreni anlamasında ve anlamlandırmasında önemli rol oynayan matematik bilimi karmaşık yapıları sistematik bir şekilde çözümleyen bir bilimdir. Hayatın hemen her alanında hayatımızı kolaylaştıran matematik, insan aklının sembollere ve sayılara dökülmüş halidir.”

Yukarıdaki metin okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazılan, nesnel bir bakış açısının hakim olduğu bir metindir. Yazar bu metinde kişisel yorumlarına ve beğenilerine yer vermemiştir. Bütün bunlardan yola çıkarak yukarıdaki metni makale türü kapsamında değerlendirebiliriz. 

Makale Örneği 2 

Su, insan hayatı için hayati derecede önemlidir. İnsanlar yemek yemeden günlerce yaşayabilir fakat su içmeden en çok 7-8 gün hayatta kalırlar. Su, vücudumuzun gerekli işlevlerini yerine getirmesini ve vücudumuzdaki tüm organların sağlıklı olmasını sağlar. Özellikle böbreklerimizin her gün suya ihtiyacı vardır. İçtiğimiz sular, böbreklerimizin sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirmesine yardımcı olur. Su yerine başka içeceklerin tüketilmesi ise sağlığımız açısından olumlu bir durum değildir. İçilen çaylar, kahveler, asitli içecekler kesinlikle suyun yerini tutmaz. Özellikle asitli içecekler vücudumuzu yorduğu gibi vücudumuzda asit oluşmasına neden olur. Bu durum da çeşitli rahatsızlıklara sebep olur. 

Yukarıdaki metinde ise suyun insan hayatı için önemi hakkında okuyuculara bilgi verilmiştir. Bu metinde de amaç okuyucuya bilgi vermektir. Bu metinde nesnel bakış açısının hakim olduğu da söylenebilir.

Makale Örneği 3

Olguları, iddiaları deney, gözlem ve düşünce aracılığıyla belli bir sistem içinde inceleyen disiplinler bütününe bilim denir. Bilimin doğasında merak, amaç ve nedensellik vardır. Problemi tespit etme ve onu sınırlama, hipotezler oluşturma, hipotezlerin tutarlılığının tespit edilmesi ve bir kanuna ulaşma aşamalarından oluşan bilimde deneyin, gözlemin ve araştırmanın önemi büyüktür. Bilime konu olan her araştırma bir problemle ya da bir teoriyle başlar ve bilim insanları söz konusu teorileri kanıtlamak, probleme çözüm sunmak için hipotezler geliştirir. Elde edilen hipotezlerin tutarlılığı tespit edildikten sonra deney aşamasına geçilir. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda hipotezlerin gerçekliği kanıtlanırsa bu hipotezlere kanun adı verilir. 

Makale

 örneklerine BURADAN ulaşabilirsiniz. 


17 Ocak 2022 Pazartesi

Tatilde Hangi Kitaplar Okunmalı? Verimli Bir Tatil İçin Kitap Önerileri


Okumak özgürlüktür, okumak değişimdir, okumak gelişimdir. Okumak kısacası her şeydir. Nitelikli kitapları okumak insanın düşünce evrenini genişleteceği gibi hayal gücünü de geliştirir. Bu yazımızda öğrencilerimizin yarıyıl tatili olsun, ara tatiller olsun, yaz tatili olsun tatillerini verimli geçirebilmeleri adına onların hayal güçlerini geliştirecek çeşitli kitaplar önereceğiz.

Bu konuda insanların kafalarında doğal olarak soru işaretleri oluyor.

-Yarıyıl tatilinde hangi kitapları okumalıyım?

-Ara tatilde hangi kitapları okumalıyım?

-Yaz tatilinde hangi kitapları okumalıyım?

soruları velilerimizin ve öğrencilerimizin bu dönemde sorduğu sorular aslında. Biz de bunu düşünerek tatil dönemleri için siz velilerimiz ve öğrencilerimiz için güzel bir liste oluşturmaya çalıştık. İşte listemiz:

(Listemize geçmeden önce şuna açıklık getirelim: Listemizi oluştururken en iyiden diğerlerine doğru gibi herhangi bir ölçütü dikkate almadık.)

1)İçimdeki Müzik:

Sharon M. Draper’in kaleme aldığı, 11 yaşındaki Melody’nin hüzün ve umut dolu öyküsünü konu alan güzel bir eser...

2) Momo:

Michael Ende’nin kaleme aldığı bu eserde büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kız olan Momo’nun “duman adamlar” ile mücadelesini büyük bir merakla okuyacaksınız.

3) Bir Kelime Seyyahı:

Özgür Aras Tüfek’in kaleme aldığı “Türkçenin Muhafızları” serisinin birinci kitabı olan bu eserde Kaşgarlı Mahmut’un öyküsünü okuyacaksınız.

4) Simurg’a Yolculuk:

Özgür Aras Tüfek’in kaleme aldığı “Türkçenin Muhafızları” serisinin ikinci kitabı olan bu eserde Ali Şir Nevayi ve Hüseyin Baykara’nın öyküsünü okuyacaksınız.

5) Mutluluk Bilgisi:

Özgür Aras Tüfek’in kaleme aldığı “Türkçenin Muhafızları” serisinin üçüncü kitabı olan bu eserde Yusuf Has Hacib’in öyküsünü okuyacaksınız.

6) Kelimelerin Işığı:

Özgür Aras Tüfek’in kaleme aldığı “Türkçenin Muhafızları” serisinin dördüncü kitabı olan bu eserde Edip Ahmet Yükneki’nin öyküsünü okuyacaksınız.

7) Gönüllerin Hocası:

Özgür Aras Tüfek’in kaleme aldığı “Türkçenin Muhafızları” serisinin beşinci kitabında Ahmet Yesevi’nin öyküsünü okuyacaksınız.

8) Çılgın Atasözleri

Atasözlerine eğlenceli bir bakış açısı... Yusuf Asal’ın kaleme aldığı bu eserde atasözlerini eğlenerek öğreneceksiniz.

9) Çılgın Deyimler

Yusuf Asal’ın kaleme aldığı bu eserde deyimleri eğlenerek öğreneceksiniz.

10) Çılgın Mucitler

Yusuf Asal’ın kaleme aldığı bu eserde Einstein'ın, Newton'ın ve daha birçok bilim insanının hayat hikâyesini eğlenerek okuyacaksınız.

11) Beyaz Gemi

Cengiz Aytmatov'un yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun tertemiz dünyasını ele aldığı bir romanıdır “Beyaz Gemi”. Destan, efsane ve masal gibi unsurlarla beslenen bu eserde hayatın acı gerçeğine de tanık olacaksınız.

12) Uçan Sınıf

Almanya’nın ünlü yazarlarından Erich Kastner’in kaleme aldığı bu eserde çocuklar arasındaki dayanışmanın güzel bir örneğini göreceksiniz.

13) Gemici Dedem

Çocuk edebiyatının en önemli isimlerinden Sevim Ak’ın bir solukta okuyacağınız, sürükleyici, eğlenceli kısa romanı...

14) Mahalle Sineması

Sevim Ak’ın kaleme aldığı bu güzel eserde birbirinden güzel öyküler okuyacaksınız.

15) Kitaplardan Korkan Çocuk

Susanna Tamaro’nun kaleme aldığı bu güzel eserde kitaplardan korkan ve aslında da bu korkusunda haksız da sayılmayan Leopold’un öyküsünü okuyacaksınız. Bakalım Leopold’un kitap korkusunun altında yatan neden neymiş?

16) Okuma Bilmeyen Kitapçı

Sylvia Bishop’un sıra dışı, ilgi çekici bir kitabı... Kahramanımızın adı Property. Onun herkesten sakladığı bir sırrı var, o da okumayı bilmemesi...

17) Elveda Ağustos Böceği

Yazarımız Özkan Öze bu eserinde kendisine haksızlık yapıldığını düşündüğü ağustos böceğine mektup yazıyor.

18) Dedemin Bakkalı

Şermin Yaşar’ın kendi anılarından ilham alarak yazdığı büyüklere çocukların gözünden kendilerini görme imkanı veren bazen güldüren bazen de düşündüren güzel bir eser...

19) Babaannem Geri Döndü

Şermin Yaşar'dan yine eğlenceli bir eser... Eserde tonton ve sevecen bir babaannenin eğlenceli öyküsü var.

20) Sadako

Takayukı Ishıı’nın kaleme aldığı hüzünlü bir eser... Sadako adlı çocuğun yürekleri sızlatan hikâyesi... Bu eserde umut, cesaret ve hüzün var.

21) Limon Kütüphanesi

Jo Cotterill, 10 yaşında bir kız çocuğu olan Calypso’nun öyküsünü anlatıyor.

22) Mavi Kanatlar

Jef Aerts, sevgi ve sorumlulukla birbirine bağlanmış iki kardeşin sevgi dolu öyküsünü anlatıyor.

 

 


13 Ocak 2022 Perşembe

Karşılaştırma Cümlesi Nedir? Karşılaştırma Cümleleriyle İlgili Örnekler


 Birden fazla varlığın, kavramın ya da durumun benzerlik, farklılık, üstünlük gibi değişik durumlar üzerinden kıyaslandığı cümlelere karşılaştırma cümleleri denir. Karşılaştırma cümlelerinde “gibi, kadar, göre, daha, en, çok, fazla” gibi sözcüklerle karşılaştırma anlamı sağlanır.

Karşılaştırma Cümleleriyle İlgili Örnekler (5 tane karşılaştırma cümlesi)

1)Eskiden daha sıcak insan ilişkileri vardı, şimdiyse insanlar birbirlerinden kaçıyorlar.

(Eski ve şimdi insan ilişkileri yönünden karşılaştırılmış.)

2) Öyküde kişi sayısı romana göre azdır.

(Öykü ve roman kişi sayısı bakımından karşılaştırılmış.)

3) Zımpara gibi pürüzlü yüzeylerde sürtünme çokken buz gibi pürüzsüz yüzeylerde sürtünme azdır.

(Pürüzlü yüzeylerle pürüzsüz yüzeyler sürtünme açısından karşılaştırılmış.)

4) Buraların havası bizim memleketin havasına benzemez.

(İki değişik yer hava bakımından karşılaştırılmış.)

5) Romanda olaylar ayrıntılı bir şekilde anlatılırken öyküde olaylar sınırlı bir şekilde anlatılır.

(Romandaki olayların anlatımı ile öyküdeki olayların anlatımı karşılaştırılmış.)

Yazımızın sonundaki bağlantıdan karşılaştırma cümleleriyle ilgili ek örneklere ulaşabilirsiniz. 

 

Örnek Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma anlamı vardır?

A) Yazar, bu eserinde topluma yabancılaşmış bir aydının öyküsünü anlatıyor.

B) Yazar, bu eserinde diğer eserlerinden farklı bir üslup kullanmıştır.

C) Yazar, son eserinde neredeyse kusursuz bir kurguyla karşımıza çıkmış.

D) Yazar, uzun bir aradan sonra bir öykü kitabıyla karşımıza çıktı.

 

Çözüm: Bir cümlenin karşılaştırma cümlesi olarak kabul edilebilmesi için ortada birden fazla varlığın, kavramın ya da durumun olması ve bunların değişik yönlerden kıyaslanması gerekir. Yaptığımız bu açıklamaya uygun seçenek ise B seçeneğidir. Bu seçenekte yazarın söz konusu eseri diğer eserleriyle üslup açısından karşılaştırılmıştır.     Cevap: B


Örnek Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşılaştırma anlamı yoktur

A) Bu otel, kasabanın en güzel oteliydi. 

B) Kadının çehresi eskisi kadar sevecen, eskisi kadar sevimliydi.

C) Karanlık bir sonbahar gecesiydi ve sürekli yağmur yağıyordu. 

D) Kış; Haliç etrafında İstanbul'dakinden daha sert, daha sisli olur. 

Çözüm: A seçeneğinde söz konusu otel, kasabanın diğer otelleriyle karşılaştırılmıştır. 

B seçeneğinde kadının çehresi sevecenlik ve sevimlilik açısından geçmişle karşılaştırılmıştır. 

D seçeneğinde Haliç'in etrafı ile İstanbul kışın sertliği açısından karşılaştırılmıştır. 

C seçeneğinde ise herhangi bir karşılaştırma yapılmamıştır.  Cevap: C 

Karşılaştırma Cümleleriyle İlgili Örnekler - 10 tane karşılaştırma cümlesi adlı yazımıza BURADAN ulaşabilirsiniz. 

 


12 Ocak 2022 Çarşamba

Tanım Cümlesi Nedir? Tanım Cümleleriyle İlgili Örnekler

 

TDK’ye göre “tanım” sözcüğü “bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif”olarak tanımlanır. Tanım cümleleri ise bir varlığın ya da kavramın ne olduğunu belirten, tarif eden cümlelerdir. “... nedir?” ve “... kimdir?” sorularına cevap verir.

Tanım Cümlelerine 10 Tane Örnek:

1)Bir cisimde biriktiği kabul edilen enerjiye potansiyel enerji denir.

Yukarıdaki cümle “Potansiyel enerji nedir?” sorusuna yanıt verdiği için tanım cümlesidir.

2) Şiir, duyguların ahenkli bir şekilde anlatılması sanatıdır.

Yukarıdaki cümle “Şiir nedir?” sorusuna yanıt verir.

3) Sarkaç, bir ipin ucuna bağlanan bir kütleyle oluşturulan düzenektir.

(Sarkaç nedir?)

4) Bir çubuk ve bir destekten oluşan düzeneklere kaldıraç denir.

(Kaldıraç nedir?)

5) Okuyucuya bilgi verilmek amacıyla yazılan ve anlatılanların bilimsel verilerle desteklendiği yazı türüne makale denir.

(Makale nedir?)

6) Merhamet insanı insan yapan en değerli duygudur.

(Merhamet nedir?)

7) İnternetten sürekli hastalık belirtilerini arama ve tedavi yöntemlerini araştırma hastalığına siberkondria denir.

(Siberkondria nedir?)

8) Betimleme sözcüklerle resim çizme sanatıdır.

(Betimleme nedir?)

9) Ders vermek amacıyla yazılan, kahramanlarını hayvanların ve bitkilerin oluşturduğu yazı türüne fabl denir.

(Fabl nedir?)

10) Şair, sözcüklerle kendisine özgün bir dünya kuran kişidir.

(Şair kimdir?)

 

Tanım cümleleriyle ilgili örnek sorulara BURADAN ulaşabilirsiniz.


 

11 Ocak 2022 Salı

Anlamlarına Göre Cümleler

 

Anlamlarına göre cümleleri 12 başlık altında inceleyebiliriz:

1)Öneri Cümleleri

2) Varsayım Cümleleri

3) Olasılık (İhtimal) Cümleleri

4) Pişmanlık Cümleleri

5) Eleştiri Cümleleri

6) Öz Eleştiri Cümleleri

7) Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümleleri

8) Sitem Cümleleri

9) Özlem (Hasret) Cümleleri

10)Şaşırma Cümleleri

11) Kesinlik Cümleleri

12) Yakınma (Şikâyet) Cümleleri

Şimdi yukarıda liste halinde verdiğimiz cümleleri başlıklar halinde işleyelim:

1) Öneri Cümleleri

Bir sorunun çözülebilmesi amacıyla öne sürülen görüşler öneri cümlelerini oluşturur. Örneğin; sınavdan düşük not alan bir öğrenci için “Derslerine düzenli çalışmalısın.” demek bir öneri cümlesidir.

Örnekler:

-Bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlamak için önce konuyu tekrar etmeli, ardından da bol bol soru çözmelisin.

-Kendini iyi hissetmek istiyorsan erken yatıp erken kalkmalısın.

-Sorunların üstesinden daha rahat gelebilmek için daha sabırlı olmalısın.

2) Varsayım Cümleleri

Olmamış bir olayın olmuş gibi ya da olmuş bir olayın hiç olmamış gibi kabul edildiği cümlelere varsayım cümleleri denir. Varsayım cümlelerinde “farz edelim ki, diyelim ki, kabul edelim ki, tut ki, düşün ki” gibi ifadelere yer verilir.

Örnekler:

-Diyelim ki sınava geç kaldın.

-Tut ki işler yolunda gitmedi ve yolda kaldık.

-Farz et ki maçın başında gol attık.

-Bir an için onun buraya geldiğini düşün.

3) Olasılık (İhtimal) Cümleleri

Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tam olarak bilinmediği durumlarda kullanılan ifadelere olasılık (ihtimal) cümleleri denir.

Örnekler:

-Yarın Adapazarı’na gidebiliriz.

-Kar yağabilir, o yüzden çabuk gidelim.

-Malzemeler yetersiz olduğundan inşaat yarım kalabilir.

4) Pişmanlık Cümleleri

Yapılan hatalar ve yanlışlar, kaçırılan fırsatlar sonucunda duyulan üzüntüyü belirten ifadelerdir.

-Ona bu ağır sözleri söylemeseydim çok iyi olacaktı.

-Uykusuzken araç kullanmamalıydım.

-Paramızı bilinçsizce harcamamalıydık.

5) Eleştiri Cümleleri

Bir eserin, bir kişinin ya da bir durumun eksik, fazla, doğru, yanlış yönlerini belirten cümlelerdir.

Örnekler:

-Yazar, son eserinde sanatlı ifadelere yer vererek eserinin anlaşılmasını zorlaştırmış.

-Teknik direktörümüz zamanında değişiklik yapmadığı için golü yedik ve maçı zora soktuk.

-Bazı yazarlar anlaşılmaz bir Türkçeyle yazdıkları için dilimize zarar veriyorlar.

6) Öz Eleştiri Cümleleri

Bir kişinin kendisini değerlendirdiği, kendisinin eksik yönlerini ortaya koyduğu cümlelerdir. Öz eleştiri cümlelerinde kişi, davranışları üzerinde değerlendirmeler yapar.

Örnekler:

-İnsanlara ve olaylara karşı daha sabırlı olmayı öğrenmeliyim.

-Bu derse yeterince önem vermediğim için başarısız oldum.

-Otuz yaşıma geldim ama düzenli olmayı bir türlü öğrenemedim.

7) Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümleleri

Bir kişi ya da bir durumla ilgili önceden edinilmiş yargıları belirten cümlelere ön yargı (peşin hüküm) cümleleri denir.

Örnekler:

-Ben zaten onun bu işi başaramayacağını biliyordum.

-Bu işin altından kesin o çıkar.

-O çocuk, bu kitabı bitiremez, demedi demeyin.

8) Sitem Cümleleri

Bir kimsenin yaptığı bir şeyden dolayı duyulan üzüntüyü ve kırgınlığı ifade eden cümlelere sitem cümleleri denir.

Örnekler:

-Herkesi çağırmış ama bir tek beni çağırmamış, alacağı olsun onun!

-Bunca yıllık dostluğun sonu böyle mi olacaktı, yıllardır arayıp sormuyor.

- Şu kadar ikramı bile çok gördünüz bize.

9) Özlem (Hasret) Cümleleri

Bir kişiyi, bir yeri tekrar görme isteğini ve geçmişte yaşanmış günleri tekrar yaşama isteğini dile getiren cümlelerdir.

Örnekler:

-Bu gurbet ellerde vatanım burnumda tütüyor.

-Çocukluğum, çocukluğum... Gelmez bir daha o günler.

-Eskiden daha güzeldi her şey, bambaşkaydı dostluklar...

10) Şaşırma Cümleleri

Beklenmeyen bir olay veya durum karşısında verilen tepkilerin dile getirildiği cümlelerdir.

-Birden çıkagelmesin mi!

-Bunu sen yaptın demek, asla inanmam!

- Hayret, sen buralara gelir miydin!

11) Kesinlik Cümleleri

Anlatılan eylemlerin ve olayların kesin bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlatan cümlelere kesinlik cümleleri denir.

Örnekler:

-Ahmet, bu akşam mutlaka gelecek.

- O, çok dürüst bir insandır, asla yalan söylemez.

-Bir daha asla geç yatmayacağım.

-O, her akşam mutlaka kitap okur.

12) Yakınma (Şikâyet) Cümleleri

Bir durumdan, kişiden veya olaydan rahatsızlık duyularak şikâyet etme halini bildiren cümlelere yakınma cümleleri denir.

Örnekler:

-Yıllardır burada oturuyorum, daha bir tane yetkili gelmedi buraya.

-Çöpler günlerdir burada duruyor ama çöp kamyonu hâlâ gelmedi.

-Ben bu çocuğa bir türlü sorumluluk sahibi olmayı öğretemedim.

-Trafik kurallarına uyan yok ki buralarda.

-Sabahtan akşama kadar telefon elinde!

 

Anlamlarına göre cümleler konu testimize BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ. 

 

 

 


 

Söz Sanatları Nelerdir? Söz Sanatlarına Örnekler

 

Kimi zaman yazılarımızda ve konuşmalarımızda anlatımı güçlendirmek, anlatıma zenginlik katmak, ifadenin etkisini artırmak amacıyla söz sanatlarına başvururuz. Söz sanatları, anlatımı ilgi çekici kılan dilimizin zenginliklerinden birisidir. Söz sanatlarını benzetme (teşbih), kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak), abartma (mübalağa) ve tezat (karşıtlık) olmak üzere beş başlık altında inceleyebiliriz.

1)Benzetme (Teşbih)

Anlatımı daha etkili kılmak, güçlendirmek adına aralarında değişik yönlerden ortaklık ve ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesi sanatına benzetme denir.

Örnekler:

-Koskoca insanlar çocuklar gibi eğlenip gülüyorlardı.

(Yetişkin insanlar çocuklara benzetilmiştir.)

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım

(Şair, kendisini kükremiş sele benzetmiş.)

Bir bayram sabahına uyanmış çocuk gibi neşeyle ve umutla yürüyordu.

(Yazar, bahsettiği kişiyi “bir bayram sabahına uyanmış çocuğa” benzetiyor.

NOT: Benzetme sanatında her zaman “gibi, kadar” edatlarına yer verilmez.

Örnek: Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda

Şair burada vatanı cennete benzetmiş ancak “gibi” ya da “kadar” gibi edatlara yer vermemiştir. Şair, burada “cennet gibi vatan” ifadesini de kullanabilirdi. Ancak “gibi” edatını kullanmaya gerek görmemiş ve “cennet vatan” ifadesini kullanarak benzetme sanatına başvurmuştur.

2) Kişileştirme (Teşhis)

İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü özelliklerin verilmesi sanatına kişileştirme denir. Kişileştirme sanatında insan dışındaki varlıklar olan hayvanlara, bitkilere ve cansız varlıklara insana özgü nitelikler verilerek anlatım daha ilgi çekici hale getirilmeye çalışılır.

Örnekler:

-Zaman hızla geçmiş, gece olmuş, ay bile uykuya dalmıştı.

Bu ifadede “uykuya dalmak” insana ait bir özelliktir ve insan dışındaki varlık olan “ay”a verilmiştir. Böylece “ay” kişileştirilmiştir.

-Eski toprak parçası ürün vermeyi inatla reddediyordu.

“İnat” insana ait bir özelliktir ve insan dışındaki varlık olan “toprak parçası”na verilmiştir. Böylece “toprak” kişileştirilmiştir.

-Hava çok güzeldi ve güneş tüm canlılara gülümsüyordu.

Güneşe insana ait bir özellik olan “gülümseme” özelliği verilmiş ve güneş kişileştirilmiştir.

Örnek Soru: Aşağıdaki ifadelerden hangisinde kişileştirme sanatına başvurulmamıştır

A) Düşünceli bir hâli vardı bugün tüm ağaçların. 

B) Yine bulutların ağladığı bir günü yaşıyoruz. 

C) Kuşlar şarkı söylüyor, ağaçlar da onlara eşlik ediyordu. 

D) Bir sütun gibi yükselen ağaçların arasından geçtik. 

Çözüm: Ağaçların düşünceli olması, bulutların ağlaması, kuşların şarkı söyleyip, ağaçların da onlara eşlik etmesi kişileştirme sanatına örnektir. D seçeneğinde ise ağaçlar sütuna benzetilmiş ve dolayısıyla bu seçenekte benzetme sanatına başvurulmuştur. 

3) Konuşturma (İntak)

Anlatımı daha ilgi çekici hale getirmek amacıyla insan dışındaki canlı ve cansız varlıkların konuşturulması sanatına konuşturma denir. Konuşturma sanatı, çoğunlukla olağanüstü varlıkların ve olayların anlatıldığı masal ve fabl türünde karşımıza çıkar.

Örnekler:

-Benim adım dertli dolap

Suyum akar yalap yalap

Bu dizelerde “dolap” konuşturulmuş ve konuşma sanatına başvurulmuştur.

-Tilkinin iyiliği tutmuş bir gün

Leyleği yemeğe buyur etmiş,

Ama tilki demiş ki:

“Bizde misafir umduğunu değil bulduğunu yer.”

Yukarıda verilen fabl örneğinde tilki konuşturulmuştur.

4) Abartma (Mübalağa)

Bir olayın, durumun veya özelliğin olduğundan daha çok ya da az gösterilmesi sanatına abartma denir. Abartma sanatında söz konusu özellikte mantık sınırları zorlanır, mantık aranmaz.

Örnekler:

-Bir gün yine doludizgin atlarımızla

Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Şair, koyu yazılmış ifadeyle durumu olduğundan çok gösterme amacıyla mantık sınırlarını zorlamış ve abartma sanatına başvurmuştur.

-Senin için denizleri kuruturum yar

 Senin için gökkubbeyi yerlere çalarım yar

Bir insanın “denizleri kurutması” ve “gökkubbeyi yerlere çalması” mantık sınırlarını zorlayan imkânsız bir durumdur ve söz konusu durum abartılarak anlatılmıştır. Bu nedenle bu dizelerde abartma sanatına başvurulmuştur.

5) Tezat (Karşıtlık)

Karşıt durumların ve düşüncelerin bir arada söylenmesi sanatına tezat (karşıtlık) denir.

Örnekler:

-Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz

Koyu yazılmış ifadeler karşıtlık oluşturduğu için burada tezat sanatına başvurulmuştur.

-Elbette bugün ağlıyorsam yarın güleceğim

“Ağlamak” ve “gülmek” iki karşıt durumu bildirir ve burada yine tezat sanatına başvurulmuştur.

 

 


 

6 Ocak 2022 Perşembe

Deyimler ve Atasözleri


1)Deyimler

En az iki sözcükten oluşan, genellikle mecaz anlam taşıyan, anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek amacıyla kullanılan söz öbeklerine deyim denir.

Deyimlerin Özellikleri

a)Deyimler kalıplaşmış söz öbekleridir. Bu nedenle deyimleri oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemez, sözcüklerin yerine eş anlamlıları ya da yakın anlamlıları kullanılamaz. Örneğin “pireyi deve yapmak” deyimi “deveyi pire yapmak” ya da “pireyi inek yapmak” şeklinde değiştirilemez.

b) Deyimler genellikle mastar biçimindedir: Etekleri zil çalmak, burnundan gelmek, göklere çıkarmak...

c) Deyimler genellikle mecaz anlamlıdır:

-Kılı kırk yarmak (Titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek, önemle üstünde durmak)

-Burnundan kıl aldırmamak (Kendisine söz söyletmemek, çok huysuz ve kibirli olmak)

ç) Bazı deyimler ise gerçek anlamlıdır:

-Yaza çıkmak (Yaz mevsimine ulaşmak)

-İyi gün dostu olmak (Dostlarının sıkıntılı zamanlarında onlardan kaçmak)

d) Bazı deyimler mastar halinde olmayıp söz öbeği biçimindedir:

-Örümcek kafalı (Eskiye saplanıp yeniliklere düşman olan, geri düşünceli kimse)

-Burnu büyük (Kibirli kimse)

-Başına buyruk(Kimseden izin almaksızın dilediği gibi davranan kimse)

e) Deyimler yargı bildirmez, öğüt vermez. Deyimler, bir durumu anlatan söz öbekleridir.

 

2) Atasözleri

Atalarımızın uzun gözlem ve deneyimleri sonucunda oluşmuş, öğüt veren, az sözle çok şey anlatan özlü sözlere atasözleri denir.

Atasözlerinin Özellikleri

a) Atasözleri anonimdir başka bir deyişle söyleyeni belli değildir ve halkın ortak malıdır.

b) Atasözleri kalıplaşmış sözler olduğu için atasözlerini oluşturan sözcüklerin yeri değiştirilemez ve bu sözcükler başka sözcüklerle değiştirilemez. Örneğin; “Damlaya damlaya göl olur.” atasözünü “Göl olur damlaya damlaya.” ya da “Damlaya damlaya havuz olur.” şeklinde değiştiremeyiz.

c) Atasözleri genel yargılar bildirir. Genel yargılar bildirirken de ders verici bir nitelik taşır.

ç) Atasözleri genellikle mecaz anlamlıdır:

-Acı patlıcanı kırağı çalmaz: Herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.

-Güneş balçıkla sıvanmaz: Herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez.

- Her ağaçtan kaşık olmaz: Özelliği olan bir iş için sıradan birisi kullanılamaz.

d) Gerçek anlamlı olan atasözleri de vardır:

- Bugünün işini yarına bırakma.

-Akıl akıldan üstündür.

-Dost ile ye iç; alışveriş etme.

e) Atasözleri her zaman cümle şeklindedir.

Atasözleri ve Deyimler Arasındaki Farklar

1)Atasözleri cümle şeklindedir. Deyimler ise genellikle mastar halindedir.

2) Atasözleri yargı bildirirken, deyimler yargı bildirmez.

3)Atasözleri öğüt vericidir ancak deyimlerde öğüt verici bir nitelik yoktur. Deyimler, bir durumu anlatmak için kullanılır. 

 

Popüler Yayınlar