Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2026 Pazar

7. Sınıf Türkçe Dersi Çalışma Soruları-1



Bağlamdan hareketle bilmediği kelime ve kelime gruplarının anlamını tahmin eder.

Keçecilik, hayvan tüylerinin özel bir teknikle sıkıştırılarak keçeye dönüştürülmesi işlemidir. Geleneksel Türk el sanatları arasında önemli bir yere sahiptir ve tarih boyunca çeşitli kültürlerde kullanılmıştır. Giysiler, çadırlar, süs eşyaları ve zemin kaplamaları keçenin kullanıldığı bazı örneklerdir. Günümüzde keçecilik zanaatının yaşayan önemli temsilcilerinden biri, keçe ustası Ahmet Yaşar Kocataş’tır.

1)Metinde geçen bazı sözcüklerin anlamları aşağıda verilmiştir. Anlamları verilen sözcükleri boş yerlere yazınız. 

 

İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş.

 

Yapağı veya keçi kılının dövülmesi veya ayakla tepilmesiyle elde edilen kaba kumaş.

 

Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları oluşturmada ve sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların bütünü.

 

Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.

 

Makine kullanılmadan, küçük el işi araçlarıyla yapılan işlerin hepsi.

 Deyim ve atasözlerinin metne katkısını belirler.

2) Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olan deyimlerin anlamlarını altındaki boşluklara yazınız. 

-O, sıkıntı yaşamamak adına suya sabuna dokunmayan yazılar yazan bir köşe yazarıydı. 

Anlamı: ………………………………………………………………………………………………………..

-Sınavın bitmesine birkaç dakika kaldığını öğrenince etekleri tutuştu.

Anlamı: …………………………………………………………………………………………………………

 

Çekim eklerinin işlevlerini ayırt eder. Fiillerde anlam kayması üzerinde durulur.

3) “Her sabah bu parkta koşuyoruz.” cümlesinde anlamca kastedilen kipi yazıp cümleyi anlamca kastedilen kipiyle tekrar yazınız. 

 

 

Metnin konusunu belirler.

      Peyami Safa, 1899 yılında İstanbul’da doğdu. Henüz iki yaşına gelmemişti ki Sivas’ta sürgün bulunan babası İsmail Safa vefat etti. Çocukluğu hep maddi imkânsızlıklar içinde geçti. Sıska, çelimsiz bir çocuktu. Yaşı dokuza geldiğinde bir kemik hastalığına tutuldu, bu hastalık bedeninde ve ruhunda derin tesirler bıraktı. Türk edebiyatının bu usta kalemi 15 Haziran 1961 tarihinde vefat etti ama eserleri bütün canlılığı ile yaşıyor.

4) Yukarıdaki metnin konusunu yazınız. 

 

 

Metnin ana fikrini/ana duygusunu belirler.

        Yetenek önemlidir, başarıya ulaşmada yetenekli olmanın önemi asla yadsınamaz. Ancak yeteneğin yanında bazı şeylerin de olması önemlidir. Sabırlı olmak, zorluklara tahammül etmek ve kararlı olmak da yetenekli olmanın yanında çok önemlidir. Sözün kısası, bir işte başarıya ulaşmak için yetenekli olmak tek başına yeterli değildir.

5) Yukarıdaki metnin ana fikrini yazınız. 

 

Metindeki hikâye unsurlarını belirler.

         Bir gece yarısı Karapınarlılar korkuyla uyandılar. Koskocaman bir kaya yerinden kopmuş yuvarlana yuvarlana gelmiş, köyün yolu üstünde durmuştu. Yoldan gidip gelmek iyice güçleşmişti. Sabahleyin bütün köylü kayanın başına toplandı. Hep birlikte kaldırmayı denediler. Olmadı. Bir milim bile oynatamadılar. Sonra kayayı parçalamak için dinamit aradılar, yoktu. Birkaç genç iri balyozlarla kayayı parçalamaya giriştiler. Bir parça bile koparamadılar. Şaşırıp kaldılar.

6)Yukarıdaki metnin unsurlarını aşağıdaki tabloya yazınız. 

Olay

 

Kişiler

 

Zaman

 

Yer

 

 

Metnin içeriğine uygun başlık/başlıklar belirler.

       Bazen olmazları mümkün kılan, içinden çıkılması güç meseleleri tereyağından kıl çeker gibi halledebilmeyi sağlayan, bilgi ve onun sağladığı güçtür. Bilginin gücü insan için en değerli anahtardır. Bilginin gücü sayesinde insan medeniyetin kapılarını ardına kadar açar ve bu kapıdan içeri girerek sürekli ilerlemeye devam eder.

7) Yukarıdaki metne uygun bir başlık belirleyip yazınız. 

 

 

 Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur.

8) Aşağıda neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç cümlelerinin tanımı verilmiştir. Altta verilen boşluklara tanıma uygun örnek cümleler yazınız. 

 

-Eylemin hangi nedenle, hangi gerekçeyle yapıldığını bildiren cümlelere neden-sonuç cümleleri denir.

 

Örnek Cümle: …………………………………………………………………………………………..

 

-Eylemin hangi amaçla yapıldığını bildiren cümlelere amaç-sonuç cümleleri denir.

 

Örnek Cümle: …………………………………………………………………………………………..

 

-Bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğu cümlelere koşul-sonuç cümleleri denir.

 

Örnek Cümle: ……………………………………………………………………………………………..


Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur.

9)Aşağıdaki cümleleri neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç bakımından değerlendiriniz.

-Futbolu çok sevdiği için futbolcu olmak istiyor.

(.....................................................)

-Kar yağdığı için okullar tatil oldu.

(....................................................)

-Ders çalışmak için kütüphaneye gitti.

(...................................................)                          

-Baban erken gelirse sinemaya gideriz.

(...................................................)


 Metindeki söz sanatlarını tespit eder. 

10) “Bu sabah bütün kuşlar bizi selamlıyordu.” ifadesinde hangi söz sanatı kullanılmıştır?

 

 Metindeki anlatım biçimlerini belirler.

11)Bilge Hanım hâlden anlar gibiydi. Beni büsbütün gözden çıkarıp atmamış, bugünler için saklamıştı. Askıdan alındım. Dürülüp paketlendim, bir başka torbaya yerleştirildim. Çocukların dersi bittiğinde Bilge Hanım, Kadir’e sevecenlikle seslendi.

Yukarıdaki metinde hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?

 

 Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirler.

12) Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur. Toplumda yaşanan tüm olumsuzlukların altında sevgi eksikliği yatar.

Yukarıdaki metinde hangi düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır?

 

 Çekim eklerinin işlevlerini ayırt eder. Fiillerde anlam kayması üzerinde durulur.

13) “Yarın akşam Bursa’ya gidiyoruz.” cümlesinde anlamca kastedilen kipi yazıp, cümleyi anlamca kastedilen kipiyle tekrar yazınız.


Cevap anahtarına BURADAN ulaşabilirsiniz.

 


19 Mart 2026 Perşembe

Eş Anlamlı Sözcükler Listesi - A Harfi


Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler

Yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı anlamı taşıyan ve birbirlerinin yerine kullanılabilen sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir.

Örnek: Gayretini takdir ediyorum.

Çabanı takdir ediyorum.

Yukarıdaki örnekte “gayret” ve “çaba” sözcükleri yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı anlamı taşırlar ve birbirlerinin yerine kullanılabilirler.


Eş Anlamlı Sözcükler Listesi - A Harfi

abartı – mübalağa

abece – alfabe

abide – anıt

abluka – kuşatma

abuk sabuk – saçma

acar – atılgan, güçlü, becerikli

acaba -acep

acayip – garip, tuhaf

acele – çabuk, tez, ivedi

aceleci – ivecen

Acemce – Farsça

acemi – toy, çaylak

acımasız – gaddar

ad – isim

adale – kas

adet – tane

âdet – görenek, töre

adıl – zamir

adi – sıradan, aşağılık

affetmek – bağışlamak

ahenk – uyum

akıl – us

aksi – karşıt

al – kırmızı

alaka – ilgi

alelade – sıradan, bayağı

aleni – açık

âmâ – kör, görme engelli

amaç – erek, gaye, hedef

amade – hazır

anı – hatıra

anıt – abide

aniden – birden, ansızın

anlam – mana

anlamdaş – eş anlamlı

anlatım – ifade

ant – yemin

araç – vasıta

arıza – bozulma, aksaklık 

armağan – hediye

arzu – istek

asır – yüzyıl

asil – soylu

aş – yemek

atak – çevik

atılgan - acar, girişken 

atölye – işlik

ayakkabı – pabuç

ayakyolu – tuvalet, hela

ayraç – parantez

ayrıcalık – imtiyaz

aza – üye


Örnek Soru:

"anıt - abide" sözcükleri arasındaki anlam ilişkisi aşağıdakilerden hangisinde yoktur?

A) asil - soylu           

B) asır - yüzyıl

C) atak - çevik

D) alelade - normal


ÇÖZÜM: "anıt - abide" sözcükleri arasında eş anlamlılık ilişkisi vardır. A, B ve C seçeneklerinde yer alan sözcükler arasında da eş anlamlılık ilişkisi vardır. D seçeneğinde yer "alelade - normal" sözcükleri arasında eş anlamlılık ilişkisi yoktur.


CEVAP: D

23 Şubat 2026 Pazartesi

5. Sınıf Türkçe Dersi 12 Soruluk Deneme Sınavı 1



1)Bir sözcüğün akla gelen ilk anlamı o sözcüğün gerçek anlamıdır. 

Yukarıdaki açıklamaya göre “köprü” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçek anlamıyla kullanılmıştır? 

A) Geçmiş ile bugünümüz arasında köprü kuran bazı geleneklerimiz vardır. 

B) Empati, insanlar arasında köprü kurmayı sağlayan önemli bir duygudur. 

C) Köprünün hemen ilerisinde ilçe kütüphanesi var. 

D) Yapılan bu anlaşma ile iki ülke arasında kültürel anlamda sağlam köprüler kurulmuş oldu. 


2)Aşağıdaki ifadelerden hangisi hayal ürünü bir ifadedir? 

A) Zavallı kar tanesi yere düşer düşmez eriyeceğini bilmeden toprak ile kavuşmak için sabırsızlanıyordu. 

B) Çocuklar büyük bir heyecanla boş arsada top oynuyorlardı. 

C) Dışarı çıkar çıkmaz birden yağmur yağmaya başladı. 

D) Sabahtan beri aralıksız kar yağıyordu ve her yer bembeyaz olmuştu. 


3)Aşağıdaki cümlelerden hangisi kişisel düşünce içermektedir? 

A) Yazarın son öyküsü yüz sayfadan oluşuyordu. 

B) Sanatçının roman ve öykü türünde eserleri vardır. 

C) Yazar öykülerinde sıradan insanların yaşamlarını anlatmıştır. 

D) Sonbaharda burada yürüyüş yapmak çok keyiflidir. 


4)Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur

A) Sakarya caddesi bu saatlerde çok kalabalıktır. 

B) Doktor Mehmet bey henüz gelmedi. 

C) Annem kedimiz Pamuk’un bakımını hiç ihmal etmez. 

D) Erciyes dağının yakınlarında buluşacaktık. 


5)Okumak, okumak, okumak... Başka çaremiz yok. 

Yukarıdaki cümlede virgül aşağıdaki işlevlerinden hangisiyle kullanılmıştır? 

A) Birbiri ardınca sıralanan kelime ve kelime gruplarının arasına konur. 

B) Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur. 

C) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur. 

D) Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur. 


6)Aşağıdaki sözcüklerden hangisi soyut isim değildir

A) umut     B) güven    C) keder      D) rüzgâr


7)Aşağıdaki sözcüklerden hangisi topluluk ismi değildir

A) sürü     B) kitaplar    C) ordu     D) orman


8)Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcüklerden hangisi fiildir? 

A) Masanın üzerindeki kitapları kitaplığa dizin. 

B) Ödevini yapmak için kütüphaneye gitmiş. 

C) Dedesine eczaneden ilaç aldı. 

D) Sabah erkenden uyandı



9)Alçak gönüllülük insanı yücelten erdemli bir davranıştır.

ifadesinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

A) Benzetme       

B) Örnekleme       

C) Tanımlama  

D) Karşılaştırma



10)Alçak gönüllülük insanı yüceltip insana saygınlık kazandırır; kibir ise insanı yalnızlığa iter.

Yukarıdaki ifadede düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

A) Tanımlama    

B) Benzetme        

C) Örnekleme      

D) Karşılaştırma



Oyun, çocuk gelişimi için çok önemlidir. Çocuklar; toplumsal kuralları, kavramları, nesneleri ve daha birçok beceriyi oyun sayesinde öğrenir. Oyun oynayan çocuk fiziksel ve sosyal beceriler yönünden de diğer akranlarına göre bir adım önde olur.

(11 ve 12. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız.)

11) Aşağıdakilerden hangisi bu metnin anahtar sözcüklerinden olamaz?

A) nesne     B) oyun    C) çocuk     D) beceri



12) Yukarıdaki metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Oyun ve Fiziksel Beceriler                

B) Oyun ve Sosyal Beceriler

C) Oyunun Çocuklar için Faydaları     

D) Oyun ve Toplumsal Kurallar


Cevap anahtarına  BURADAN ulaşabilirsiniz. 


2 Aralık 2025 Salı

Soru İşaretinin Kullanıldığı Yerler


1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur:

Örnekler:

-Pazardan neler aldınız? 

-Hangi soruyu çözemedin? 

-Kaçıncı katta oturuyorsunuz? 

-Kapıyı çalan kimdi

-Bu soruyu nasıl çözdün?

-Ödevini yaptın

-Yarın bizimle sinemaya gidecek misin


Yukarıdaki cümlelerde koyu olarak yazılmış ifadeler cümleye soru anlamı katan ifadelerdir. 


2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:


Örnek:

Karşı masadaki memur sordu:

      —Doğum tarihiniz?


3.Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: 

Örnek:

Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.


UYARI: mı / mi ekini alan yan cümle temel cümlenin zarf tümleci olduğunda cümlenin sonuna soru işareti konmaz: 

Örnekler:

Zil çaldı mı hemen kapıya koşar. 

Kış geldi mi vakit kaybetmeden Ankara'ya gider. 


UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:

Örnek

Sorunun cevabı deneme mi, fıkra mı, söyleşi mi? 


26 Kasım 2025 Çarşamba

İsim ile Fiil Nasıl Ayırt Edilir?

 


Bu yazımızda 5. sınıf yeni müfredat konusu olan “İsim ile fiil nasıl ayırt edilir?” sorusunun cevabını vereceğiz. Öncelikle “İsim nedir?” ve “Fiil nedir?” sorularının cevabını verelim.


İsim Nedir?

Varlıkları, kavramları, duyguları ve düşünceleri karşılayan sözcüklere isim denir.

Örnekler: Merve, kalem, kitap, defter, Ankara, dolap, çanta, sandalye, halı, kilim, sevinç, merhamet vb.


Fiil Nedir?

İş, hareket, oluş ya da durum belirten sözcüklere fiil denir.

Örnekler: kalktım, yazıyorum, okuyacağım, gelecekler, doldu, yattı, uyudu vb.


NOT: “İsim ile fiil nasıl ayırt edilir?” sorusuna şöyle cevap verelim: Sözcüğün sonuna “-mak, - mek” mastar ekini getirdiğimizde sözcük anlamlı oluyorsa fiil, anlamsız oluyorsa isimdir.


Örnek Cümleler:

-Mehmet, ödevini yaptı. (Bu cümledeki altı çizili sözcük isimdir.)

-Erkan, eve gelir gelmez uyudu. (Bu cümledeki altı çizili sözcük fiildir.)

-Kitaplar, tüm hayatım boyunca bana iyi bir dost olmuştur. (Bu cümledeki altı çizili sözcük isimdir.)

-O, dün Ankara’ya gitti. (Bu cümledeki altı çizili sözcük fiildir.)


23 Mayıs 2025 Cuma

Zamir (Adıl) Konu Anlatımı



Varlıkları ifade etmek istediğimizde onların ismini söyleriz. Ancak bazı durumlarda ismin yerine farklı kelimeler kullanırız. 


Örnek:

"Enes, bugün okula gelmedi."

Yukarıdaki cümleyi biz farklı bir şekilde de ifade edebiliriz:


"O, bugün okula gelmedi."


Bu cümlede yukarıdaki cümleden farklı olarak "Enes" isminin yerine "o" kelimesini kullandık. Burada kullandığımız "o" kelimesi ismin yerine kullanıldığı için zamirdir. Yani sözün kısası ismin yerine kullanılan kelimelere zamir (adıl) denir. 


Zamirleri yerini tuttukları varlıklara ve özelliklerine göre iki başlık altında inceleyebiliriz. 


1.Sözcük Durumundaki Zamirler

1.1.Kişi (Şahıs) Zamirleri 

İnsan isminin yerine kullanılan kelimelere kişi (şahıs) zamiri denir. Üç tekil, üç de çoğul olmak üzere toplam altı tane şahıs zamiri vardır:


1. tekil kişi → ben

2. tekil kişi → sen

3. tekil kişi → o


1. çoğul kişi → biz

2.çoğul kişi → siz

3. çoğul kişi → onlar


NOT: Kişi (şahıs) zamirleri karşımıza çekim eki almış şekilde çıkabilir:


ben+im → benim

ben + e → bene → bana

sen+e→ sana

sen + i → seni

o + (n)dan → ondan

biz + im → bizim

siz + den → sizden

onlar +a → onlara


Örnekler:

Sizi kütüphanede gördüm. 

Beni bir daha burada görmeyeceksiniz.

O, bugün okula gelmeyecek. 

Biz hazırlığımızı yaptığımız için rahatız. 

Senden bir ricam olacak. 

Onlar, Ankara'ya on sene önce taşınmışlar. 


NOT: “Kendi” sözcüğü de kişi zamirleri içinde değerlendirilir ve bu zamire “dönüşlülük zamiri” denir. 


Örnek:

-Bazen kendini de düşüneceksin. 


1.2. İşaret (Gösterme) Zamirleri

Varlıkların adını söylemeden, onları işaretle göstermeye yarayan sözcüklere işaret zamiri denir.


İşaret zamirleri şunlardır: “Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, buraya, şuraya, oraya, burası, şurası, orası, öteki vb.” 


Örnekler:

-Şunu masanın üzerine koyabilir misin? 

-Buraya yeni bir bina yapılacakmış. 

-Bu, gerçekten olacak iş değil. 

-Onları buzdolabına koy. 


NOT: “O“ ve “onlar” sözcükleri hem işaret hem de kişi zamiri olarak kullanılabilir. Bu kelimeler insan isminin yerini tutuyorsa kişi zamiri, insan dışı varlıkların yerini tutuyorsa işaret zamiri olarak adlandırılır. 


Örnek:

-Onu geçen gün kütüphanede ders çalışırken gördüm. ("Onu" sözcüğü bu cümlede insan ismi yerine kullanıldığı için kişi zamiridir.) 

- Onu diğer sandığın içine koyun. (İnsan dışı varlık yerine kullanıldığı için işaret zamiri)


NOT: “Bu, şu, o” sözcükleri bir isimden önce kullanılıyor, o ismi etkiliyorsa bu sözcükler işaret sıfatı olur. 


Örnek:

-Bu kitabı bana ablam hediye etti.  ("Bu" sözcüğü “kitap” sözcüğünü işaret ettiği için işaret sıfatıdır. )

- Bu, bana ablamın hediyesi. ("Bu" bir ismin yerini tuttuğu için işaret zamiridir.)


1.3. Belgisiz Zamirler

Varlıkların yerini tutmalarına karşın hangi varlığın yerine kullanıldığı tam olarak belli olmayan sözcüklere belgisiz zamir denir. Belgisiz zamirler şunlardır: “Bazıları, biri, kimi, hepsi, herkes, kimse, birçoğu, birkaçı, şey vb.” 


Örnekler:

-Bazıları hiç kitap okumuyor. 

-İki saat önce biri seni sordu. 

-Kimilerine göre bu durum gayet normal. 

-Birçoğu ödevini özensizce yapmış. 


NOT: Belirsizlik bildiren sözcükler bir isimden önce kullanılıyor, o ismi etkiliyorsa bu sözcükler belgisiz sıfat, bir ismin yerine kullanılıyorsa belgisiz zamir olur.


Örnek:

-Bazı insanlar bu konu hakkında çok duyarsız davranıyorlar. ("Bazı" sözcüğü “insanlar” sözcüğünü belirttiği için belgisiz sıfattır.)

-Bazıları bu konu hakkında çok duyarsız davranıyor. ("Bazıları" bir ismin yerini tuttuğu için belgisiz zamirdir. )


1.4. Soru Zamirleri

İsimlerin yerini soru yoluyla tutan sözcüklere soru zamiri denir. “Ne, kim, kimi, hangisi, kaçı, nereye, nerede, nereden vb.” sözcükler soru zamirleridir.


Örnekler:

-Alışverişi kim yapacak? 

-Çarşıdan neler aldınız?

-Antalya'da nerede kalacaksın? 

-Hafta sonu nereye gideceksiniz? 

- Hangisi daha kaliteli sence? 


 NOT: Soru bildiren sözcükler bir isimden önce kullanılıyor, o ismi etkiliyorsa bu sözcükler soru sıfatı, bir ismin yerini tutuyorsa soru zamiri olur.


Örnek:

- Kaç soruyu yanlış cavaplamışsın? ("Kaç" sözcüğü “soru” sözcüğünü belirttiği için soru sıfatıdır. )

- Kaçını yanlış cevaplamışsın? ("Kaç" bir ismin yerini tuttuğu için soru zamiridir.)


2. Ek Durumundaki Zamirler

2.1. İyelik (Aitlik) Zamirleri

Ek halinde olup getirildiği ismin hangi şahsa ait olduğunu bildirir. Bunlar aynı zamanda iyelik ekleridir.


1. tekil şahıs iyelik eki → -(i)m

2. tekil şahıs iyelik eki → -(i)n

3. tekil şahıs iyelik eki → -ı, -i, -u, -ü, -(s)ı, -(s)i, -(s)u, -(s)ü


1. çoğul şahıs iyelik eki → -(ı)mız, -(i)miz, -(u)muz, -(ü)müz

2. çoğul şahıs iyelik eki → -(ı)nız, -(i)niz, -(u)nuz, -(ü)nüz

3. çoğul şahıs iyelik eki → -ları, leri


(benim) kitabım

(senin) kitabın

(onun) kitabı

(bizim) kitabımız

(sizin) kitabınız

(onların) kitapları


2.2. İlgi Zamirleri

Cümlede daha önce geçmiş bir ismin yerini tutan “-ki”  eki ilgi zamiridir. Bu zamir kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır.

Örnekler:

-Benim kalemim, seninkinden daha pahalı.

 

Bu cümlede “kalem” sözcüğü iki kere tekrarlanmayarak “-ki” eki “kalem” sözcüğünün yerine kullanılmıştır. “-ki” eki ismin yerine kullanıldığı için ilgi zamiridir.


-Benimki evde kalmış, senin kitabından birlikte okusak olur mu? 

- Onun notları benimki kadar iyi değil. 


11 Mayıs 2025 Pazar

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 14. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

 Ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz:

İşveren işçisi ile birlikte çalışmazsa işçi işe var gücüyle sarılmaz. 


Ağanın gözü ata tımardır:

İş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider. 


Ağanın gözü, yiğidin sözü:

Çalışanlarını gereği gibi yöneten ve çalıştıran kişi iyi bir yöneticidir, sözünün eri olan kimse de yiğittir.


Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur:

Bir insanda bulunan eksiklikler, onun tutum ve davranışlarından belli olur. 


Değirmenden gelenden poğaça umarlar:

Başka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa bir armağan beklenir. 


Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan:

Karı koca arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır. 


Değirmene gelen nöbet bekler:

Bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir. 



Deyimler ve Anlamları 

Ağız tamburası çalmak:

1. Sözle avutmaya, oyalamaya çalışmak.

2. Soğuktan dişleri birbirine çarpmak, çenesi titremek.


Ağız satmak:

Yüksekten atarak kendini övmek.


Ağzı çirişçi çanağı:

Ağzı acı ve kurumuş, zehir gibi olan. 


Ağzı köpürmek:

Çok öfkelenmek. 


Aklı zıvanadan çıkmak:

Delirmek, aklını oynatmak. 


Akıl akıl, gel çengele takıl:

Bir sorunun nasıl çözümleneceğini düşünememe durumunda söylenen bir söz.


Aklın süzgecinden geçirmek:

Etraflıca düşünmek, çok iyi muhakeme etmek. 


Kaynak: TDK 


8 Mayıs 2025 Perşembe

Sıfat (Ön Ad) Konu Anlatımı


Varlıkları daha iyi anlatabilmek için bazen onları niteleyici ya da belirtici ifadeler  kullanırız. Bu sözcükleri isimlerin önüne getirerek varlıkların şeklini, rengini, sayısını, durumunu belirtiriz.

İsimlerin önüne gelerek isimleri renk, şekil, durum, sayı vb. yönlerden niteleyen veya belirten sözcüklere sıfat denir.


Sıfat Türleri

 1.Niteleme Sıfatı

Varlıkların nasıl olduklarını bildiren sözcüklerdir. İsimlere sorulan "nasıl?" sorusu bize niteleme sıfatını verir.


Örnekler:

Odanın ortasında yuvarlak masa vardı.


Nasıl masa?

Cevap: Yuvarlak

"Masa" ismine sorulan "nasıl?" sorusu bize niteleme sıfatını vermiştir. 

Yuvarlak (niteleme sıfatı)

masa (isim)


Kırmızı kalemimi gören var mı?

Nasıl kalem?

Cevap: kırmızı 

"kalem" ismine sorulan "nasıl?" sorusu bize niteleme sıfatını vermiştir. 

Kırmızı (niteleme sıfatı) 

kalem (isim) 


2. Belirtme Sıfatları

Varlıkları işaret, sayı, yer, belgisizlik ve soru gibi yönlerden belirten sözcüklerdir. Belirtme sıfatları dörde ayrılır:

2.1. İşaret Sıfatları

Varlıkları işaret yoluyla belirten sıfatlardır. İşaret sıfatları, isimlere sorulan “hangi?” sorusuna cevap verir.


Örnekler:

Şu kitabı bana uzatır mısın? 

Yukarıdaki cümlede bulunan “şu” sözcüğü işaret sıfatıdır. “kitap” sözcüğüne “hangi?” sorusunu sorduğumuzda “şu” yanıtını alırız. Bu yüzden “şu" sözcüğü işaret sıfatıdır.


Bu kalem, bana ablamın hediyesi. 


Yukarıdaki cümlede bulunan “bu” sözcüğü işaret sıfatıdır. “kalem” sözcüğüne “hangi?” sorusunu sorduğumuzda “bu” yanıtını alırız. Bu yüzden “bu" sözcüğü işaret sıfatıdır.


2.2. Sayı Sıfatları

Varlıkları sayı yoluyla belirten sıfatlardır. Sayı sıfatları dörde ayrılır:


2.2.1. Asıl Sayı Sıfatları

Bir ismi tam sayı olarak belirtir. İsme sorulan “kaç?” sorusuyla bulunur.


Örnekler:

Masanın üzerinde iki elma var. 


Yukarıdaki cümlede bulunan “iki" sözcüğü, “elma” sözcüğünün sayısını belirttiği için asıl sayı sıfatıdır.


Kapının önünde üç öğrenci bekliyordu. 


2.2.2. Sıra Sayı Sıfatları

Varlıkların derecelerini, sıralarını belirten sıfatlardır. Sıra sayı sıfatları isimlere gelen “-ıncı, -inci” ekleri ile yapılır. İsme sorulan “kaçıncı?” sorusunun cevabıdır.


Örnekler:

Altıncı soruyu sadece o çözmüş. 


Yukarıdaki cümlede bulunan “altıncı" sözcüğü, “soru” sözcüğünün sırasını  belirttiği için sıra sayı sıfatıdır.


Onlar üçüncü katta oturuyormuş. 


2.2.3. Üleştirme Sayı Sıfatları

Varlıkların eşit bölümlerini belirten ve paylaştırma anlamı taşıyan sıfatlardır. Sayılara “-er, -ar” eki getirilerek oluşturulur. İsme sorulan “kaçar?” sorusunun cevabı üleştirme sayı sıfatını verir. 


Örnekler

Herkese onar elma düşmüş.


onar: üleştirme sayı sıfatı

elma:isim


Onlara babalarından ikişer daire kalmış. 


2.2.4. Kesir Sayı Sıfatları

Bir ismi kesirli sayılarla belirten sayı sıfatıdır, isme sorulan “kaçta kaç?” sorusunun cevabıdır.


Örnekler: 

Bu ayki satışımızdan kendisine üçte iki pay ayırdık. 


NOT: “yarım, çeyrek” sözcükleri bir ismi belirttiğinde kesir sayı sıfatı olur.


Örnek:

Her sabah kahvaltıda yarım ekmeği bitirir. 



2.3. Belgisiz Sıfatlar


Varlıkları sayı ve miktar bakımından tam olarak belirtmeyen sıfatlardır. “bir, birkaç, birçok, birtakım, her, hiçbir, herhangi, çoğu, kimi, bazı, bütün, tüm, başka" gibi kesinlik bildirmeyen, belirsizlik anlamı taşıyan sözcükler kullanılır.

Örnekler

Bazı öğrenciler kitap bile getirmiyor. 

Birkaç kişi dışında soruyu çözen yok. 

Kimi insanlar bunun doğru olmadığını düşünüyor. 


Bu cümlelerdeki “bazı, birkaç, kimi" sözcükleri “öğrenciler, kişi, insanlar” isimlerini, kesin olmayacak şekilde belirtmiştir. Yani burada bir belirsizlik vardır. Dolayısıyla, “bazı”, "birkaç" ve “kimi” sözcükleri belgisiz sıfattır.


UYARI :“Bir” sözcüğü “herhangi bir” anlamında kullanılırsa belgisiz sıfat, “tek” anlamında kullanılıp ismin sayısını ifade ediyorsa asıl sayı sıfatıdır.


Örnek:


Bir gün benim haklı olduğumu göreceksiniz. 

Belgisiz sıfat


Bir gün sonra sınavımız var. 

Asıl sayı sıfatı


2.4. Soru Sıfatları

İsimleri soru yoluyla belirten sıfatlardır. Soru sıfatlarının cevabı yine sıfattır. “nasıl, kaç, kaçıncı, kaçar, hangi, ne kadar, ne?” gibi sorular soru sıfatıdır. 


Örnekler:

Kaçıncı soruyu çözemedin?


Bu cümlede, “kaçıncı” soru sözcüğünün “soru” ismini belirttiğini görüyoruz. Bu soru sözcüğüne verilebilecek “ikinci soru” cevabının sıfat olması, bu soru sözcüğünün sıfat olduğunu gösterir.


Masada kaç kitap var? 


Bu cümlede, “kaç” soru sözcüğünün “kitap” ismini belirttiğini görüyoruz. Bu soru sözcüğüne verilebilecek “üç kitap” cevabının sıfat olması, bu soru sözcüğünün sıfat olduğunu gösterir.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Özetleme İşlevi Gören Kelime ya da Kelime Grupları



Özetleme işlevli dil yapıları başka bir deyişle özetleme işlevi gören kelime ya da kelime grupları açıkçası, yani, özetle, kısacası, özet olarak, uzun lafın kısası, sonuç olarak vb.” olarak sıralanabilir.

Özetleme İşlevi Gören Kelime ya da Kelime Grupları – Örnekler

-İnsan duyguları olan bir varlıktır yani yaşanan her olaydan etkilenebilir.

-Uzun lafın kısası çalışamadığım için sınavdan düşük not aldım.

-Kitap okumak, insanın hayal gücünü geliştirdiği gibi insana farklı bakış açıları da kazandırır. Özetle kitap okumak insanı geliştirir. 

-Sorumluluklarımızı zamanında yerine getirmek, ailemize yardım etmek, tüm canlılara sevgi ve şefkatle yaklaşmak oldukça önemlidir. Kısacası bunlar bizim insanî görevlerimizdir.

-Öğretmenlerimizi derste dikkatle dinlemek, derslerimizi günü gününe tekrar etmek, ödevlerimizi zamanında ve eksiksiz yapmak ile başarı arasında doğru orantı vardır. Sonuç olarak bunları yapmak bizi başarıya götürür. 

-Kararlılık, azim ve disiplin başarı için olmazsa olmazlardır. Açıkçası bu özelliklere sahip olmazsak başarıya ulaşmamız da oldukça zordur. 


Yukarıdaki örneklerde koyu harflerle yazılmış ifadeler özetleme işlevi gören kelime ya da kelime gruplarıdır. 


18 Nisan 2025 Cuma

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 12. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

Namaza meyli (veya namazda gözü) olmayanın kulağı ezanda olmaz:

Kişi yapmak istemediği işin ayrıntılarıyla ilgilenmez. 


Ne sakala minnet ne bıyığa:

İnsan en yakın akrabalarından bile yardım istemeyerek kendi imkânlarıyla yetinmelidir. 


Ne şeytanı gör ne salavat getir:

Gücünün yetmediği işe kalkışmamayı, kalkışılırsa da başkalarından medet ummamayı anlatmak için söylenen bir söz. 


Nefesine güvenen borazancıbaşı olur:

Başarabileceğine emin olanlar büyük işlere girişmelidir. 


Nisan yağar sap olur, mayıs yağar çeç olur:

Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir, mayıs yağmuru ise başakların dolgunlaşmasını sağlar. 

NOT: Çeç "tahıl yığını" anlamına gelir. 



Deyimler ve Anlamları

Nalıncı keseri gibi kendine yontmak: 

Hemen her işte kendi çıkarını düşünerek hareket etmek.


Ne od var ne ocak:

Yoksulluk ve perişanlık içinde. 


Ne çiçektir, biliriz:

"Ne denli yeteneksiz, niteliksiz olduğunu biliriz" anlamında kullanılan bir söz.


Neler de neler, maydanozlu köfteler:

"Akla gelmedik şaşılacak şeyler" anlamında kullanılan bir söz.


Ne oldum delisi olmak:

Ummadığı bir duruma beklemediği bir anda ulaşan kimsenin çok şımarması.


Kaynak: TDK 

14 Nisan 2025 Pazartesi

Doğrudan Zaman ve Öncelik Sonralık Belirten İfadeler


Doğrudan zaman ifadeleri ve öncelik sonralık belirten ifadeler; kişilerin yaşam öykülerinin anlatıldığı, bir uygulamanın işlem basamakları, bir olayın kronolojik akışı gibi içeriklerin anlatıldığı sıralı-kronolojik metin yapısı içerisinde değerlendirilir.

Öncelik sonralık belirten ifadeler “önce, ilk olarak, sonra, daha sonra, ardından, o esnada, aynı anda, en son, nihayetinde” gibi ifadelerdir.

Öncelik Sonralık Belirten İfadeler – Örnek Cümleler

-Önce konuyu işleyip ardından konuyla ilgili sorular çözeceğiz.

-Tasarımcılar bu motifleri önce kâğıda döker, sonra halının genel görünümünü planlarlar.

-Daha sonra bu konunun üzerinde duracağız.

-İlk başta tezgâhın parçaları birbirleriyle uyumlu olacak şekilde takılır.

-O konuyu en son işleyeceğiz.

-Sessizce kitap okuyorduk, o esnada dışarıda bir gürültü koptu.

-Yazımız için ilk olarak bir taslak metin oluşturacağız.


Yukarıda koyu harflerle yazılmış ifadeler öncelik-sonralık belirten ifadelerdir.


Doğrudan Zaman Bildiren İfadeler – Örnekler

Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1923’te mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara’daki liselerde öğretmenlik yapan Tanpınar daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsünde edebiyat dersleri verdi. 1933’ten sonra İstanbul’da Kadıköy Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı.


Yukarıda koyu harflerle yazılmış ifadeler doğrudan zaman bildiren ifadelerdir. 


5 Nisan 2025 Cumartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 11. Hafta



Atasözleri ve Anlamları

Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır:

Bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir. 


Lokma çiğnenmeden yutulmaz:

Her iş emekle yapılır. 


Mal adama hem dost hem düşmandır:

Malın insana yararı olduğu gibi zararı da vardır. 


Mart ayı dert ayı:

Mart ayında havalar sık sık değiştiği için insan kendisini koruyamaz ve hasta olur. 


Misk yerini belli eder:

Değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir. 


(Misk, "güzel kokulu madde, mis" anlamına gelmektedir.)


Müft olsun da zift olsun:

Kimileri bedava bulduklarında yenmeyecek şeyleri yerler, işe yaramayan şeyleri alırlar. 


(Müft "parasız, bedava" anlamına gelmektedir.)


Mühür kimde ise Süleyman odur:

Bir işte yetki kimde ise kuvvet ondadır. 



Deyimler ve Anlamları 

Lafın altını kazımak:

Konuyu iyice deşmek, önünü arkasını araştırmak. 


Lafını yabana atmamak:

Söylenen söze değer vermek. 


Lügat paralamak:

Konuşma dilinde geçmeyen yabancı kelimeler kullanmak, ağdalı konuşmak. 


Makaraları koyuvermek (veya zapt edememek veya salıvermek):

Kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak. 


Mal bulmuş Mağribî gibi:

Büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına aşırı sevinç ve coşku ile. 


NOT: "Mağribî" sözcüğü TDK Güncel Türkçe Sözlük'te "Batılı" ve "Mağrip halkından olan kimse" olarak açıklanır. 


Maraza aramak:

Çekişmek, olay çıkarmak için bahane aramak. 


Maraza çıkarmak:

Kavgaya yol açmak, kavga çıkarmak, anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak.


NOT: "Maraza" sözcüğü TDK Güncel Türkçe  Sözlük'te "hastalık" ve "anlaşmazlık" olarak açıklanır. 


26 Mart 2025 Çarşamba

7. Sınıf Türkçe Dersi 2. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav Konu Soru Dağılım Tablosu (MEB-Özgün)

 7. sınıf Türkçe dersi 2. dönem 1. yazılı sınavı (ülke geneli ortak), MEB yayınları ve Özgün yayınlarını kullanan okullar için Ek-3'te verilen konu soru dağılım tablosu göz önünde bulundurularak hazırlanan açık uçlu veya açık uçlu ve kısa cevaplı 7 sorudan oluşacaktır.


7. Sınıf Türkçe Dersi 2. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav Konu Soru Dağılım Tablosu 


Kazanımlar:

-Basit, türemiş ve birleşik fiilleri ayırt eder. 

-Metindeki yardımcı fikirleri belirler. 

-Metinle ilgili soruları cevaplar.

-Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur. (Metinlerdeki neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul, karşılaştırma, benzetme, örneklendirme, duygu belirten ifadeler ve abartma üzerinde durulur.)

Bu kazanımla ilgili konu başlıklarına ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantılara tıklayınız. 

Neden-Sonuç, Amaç-Sonuç, Koşul-Sonuç Cümleleri

Karşılaştırma Cümlesi Nedir? Karşılaştırma Cümleleriyle İlgili Örnekler

Duygu Belirten İfadeler

Abartılı İfadeler

-Görsellerle ilgili soruları cevaplar. 

-Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirler. 

Bu kazanımla ilgili konu anlatımlarına ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantılara tıklayınız. 

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Tanımlama Nedir?

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Karşılaştırma

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Örnekleme

Düşünceyi Geliştirme Yolları - Tanık Gösterme

Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı

-Bilgilendirici metin yazar.


Not: Her kazanımdan 1 soru sorulacaktır.

23 Mart 2025 Pazar

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 10.Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

 Irmak kenarına çeşme yapılmaz:

Zaten var olan ve herkesin işine yarayıp artan şeyin yanına aynı işi görmek üzere bir de daha zayıfını eklemek boşuna yorulmaktır. 


Irmağı geçerken at değiştirilmez:

Tehlikeli bir durum veya zamanda bir yöntemden başka bir yönteme geçilmemelidir. 


İki at bir kazığa bağlanmaz:

Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar. 


İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar:

Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer. 


Kadı anlatışa göre fetva verir:

Haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir. 


Kader olmayınca kadir bilinmez:

Kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez. 


Kalıp kıyafetle adam adam olmaz:

Gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz. 


Deyimler ve Anlamları 

Karga gibi:

Çok zayıf ve esmer (kimse).


Kargadan başka kuş tanımamak:

Bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.


Keklik gibi:

Güzel, alımlı, hareketli. 


Kanı içine akmak:

Derdini dışa vuramamak.


Kanı kurumak:

1. Çok usanmak, çok bıkmak.

2. Bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.


Kan alacak damarı bilmek:

Nereden veya kimden çıkar sağlanabileceğini bilmek.


Kaç baharın yoğurdunu yemek:

Çok yaşamak, ömrü uzun olmak.


Kaynak: TDK 

21 Mart 2025 Cuma

Tanıtma Paragrafı Nedir? Tanıtma Paragrafına Örnek Metinler


Bir kavramın tanımlanması ya da kişi ve nesnelerin tanıtılması amacıyla yazılan paragraf türüne tanıtma paragrafı denir. Tanıtma paragrafları bilgilendirici metinlerde karşımıza çıkar.


Kavramın Tanımlandığı Tanıtma Paragrafları 

Kavramın tanımlandığı tanıtma paragraflarında önce ele alınan kavramın tanımı yapılır, daha sonra uygun örneklerle konu genişletilir. 

Kavramın Tanımlandığı Tanıtma Paragrafına Örnek 1

Hoşgörü, yapılan yanlış veya kötü davranışları anlayışla karşılayarak affetme, sert ve katı hükümlü olmama anlamına gelir. Aynı zamanda hoşgörü insan ilişkilerini olumlu yönde etkileyen, insanlar arasında meydana gelebilecek sorunların önüne geçebilen yüce bir duygudur. İnsan, doğası gereği hata yapabilen bir varlıktır. Hata yapan insana karşı sert hükümlü olmamalı, onun bu hatayı tekrarlamayacağına inanarak ona karşı hoşgörülü olmalıyız Hata yapan insan ise karşıdaki kişinin gösterdiği hoşgörüyü olumsuz yönde kullanarak yaptığı hatayı tekrar etmemeye gayret göstermelidir. 

Kavramın Tanımlandığı Tanıtma Paragrafına Örnek 2

Futbol, çimle kaplı dikdörtgen bir sahada oynanan ve amacın, topu rakip takımın kalesine atmak olduğu bir spor dalıdır. Oyuncular, kırk beşer dakikalık iki devreden oluşan oyun boyunca topu yönlendirerek gol atmaya çalışır. Futbolda takım çalışması çok önemlidir. Oyuncular ve onlara taktik veren teknik ekip hep birlikte çalışır. Takımdaki her oyuncunun ayrı bir görevi vardır ve oyuncular, saha içinde oynadıkları yerlere göre farklı adlarla adlandırılır. Oyun sırasında sakatlanan oyuncular ile sağlık ekipleri ilgilenir, bazen oyuncular oyuna devam edemez ve oyuncu değişikliğine gidilir. 

(Kaynak: Bilim Çocuk dergisi) - (Düzenlenmiştir.)

Kişi veya Nesnelerin Tanıtıldığı Tanıtma Paragrafları 

Bir kişinin veya nesnenin tanıtıldığı tanıtma paragraflarında önce tanıtılan kişi veya nesne hakkındaki temel bilgilerle başlanır; ardından ise söz konusu kişi veya nesnenin ayırt edici ve öne çıkan özelliklerinden bahsedilir. 

Kişi veya Nesnenin Tanıtıldığı Paragraf Örneği 

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934’te Kastamonu İnebolu’da dünyaya gelmiştir. Yazdığı eserlerle Türk edebiyatına damgasını vuran yazarın en önemli ve ünlü romanı “Tutunamayanlar"dır. Yazar bu romanda toplum içinde giderek yalnızlaşan aydın tipinin trajik serüvenini Türk edebiyatında daha önce görülmemiş tekniklerle okuyucuya yansıtmıştır. Yazarın “Tutunamayanlar” dışında “Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Korkuyu Beklerken”gibi eserleri  de vardır. 13 Aralık 1977’de İstanbul’da yaşamını yitiren yazarın eserleri bugün hâlâ ilgiyle okunmaktadır. 


Yukarıdaki parçada bir kişi (Oğuz Atay) tanıtılmıştır. Parçada Oğuz Atay'ın ayırt edici ve öne çıkan özellikleri okuyucuya aktarılmıştır. 


10 Mart 2025 Pazartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 9. Hafta

 


Atasözleri ve Anlamları 

Aç elini kora sokar:

Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar. 


Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez:

Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.


"Açlıkla İlgili Atasözleri" adlı yazımıza BURADAN ulaşabilirsiniz.


Hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişi tekkede bulur:

Hedefleri, amaçları aynı olanların yolları aynı noktada kesişir. 


Haklı söz, haksızı Bağdat'tan çevirir:

Doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş kişiyi bile yola getirir. 


Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz:

Çalışanın emeğinin karşılığı verilmelidir. 


Hamala semeri yük olmaz:

İnsana kendi işi ağır gelmez.


Harman dövmek keçinin işi değil:

Önemli işler herkese yaptırılmaz. 



Deyimler ve Anlamları 

Eyere de gelir semere de:

Her işe yarar, her türlü işi görebilir. 

Eyer: Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne. 

Semer: At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. 



Faka basmak:

Aldatılmak, tuzağa düşmek. 

Fak: Tuzak. 



Fora etmek:

Açmak, çözmek.


Gemi azıya almak:

Söz dinlemez olmak:

Gem: Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç. 


Göze göz dişe diş:

Yapılan kötülüğe aynı şekilde karşılık verme, misilleme.


Kaynak: TDK 

8 Mart 2025 Cumartesi

Emeğin ve Çalışmanın Önemini Anlatan Atasözleri



Lokma çiğnenmeden yutulmaz:

"Her iş emekle yapılır" anlamında kullanılan bir söz.


Zahmetsiz rahmet olmaz:

Sıkıntı, güçlük çekmeden iyi ve güzel işler başarılamaz. 


Emek olmadan yemek olmaz:

Yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerekir. 


İşleyen demir pas tutmaz (veya ışıldar):

Tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar. 


Er olan ekmeğini taştan çıkarır:

Azimli kimse geçim yolunu bulmak için en güç işlerle bile uğraşmaktan yılmaz. 


Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir:

Karşılıksız da olsa çalışmak çalışmamaktan iyidir. 


Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar:

Yazın çalışan kışın rahat eder. 


Ağustosta gölge kovan zemheride karnın ovar:

Elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur. 


Tarlada izi olmayanın harmanda sözü (veya yüzü) olmaz:

Kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez. 


Kaynak: TDK 


1 Mart 2025 Cumartesi

Atasözleri ve Deyimler Listesi - 8. Hafta



Atasözleri ve Anlamları 

 Gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme:

Çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler. 


Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş:

Toplum içine giren bir kimsenin kendi kullanacağı eşyasının değerli olup olmaması başkalarını ilgilendirmez. 


Gem almayan atın ölümü yakındır:

Söz dinlemeyen hırçın kişi, davranışının büyük zararını görür. 


Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir:

İnsan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar. 


Gençlikte para kazan (veya taş taşı), kocalıkta kur kazan (veya ye aşı):

Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki ihtiyarlığında çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.


Gezen ayağa taş değer (veya dolar):

Gereksiz yere gezen kişi, kendisine zararı dokunacak şeylerle karşılaşır. 


Gezen kurt aç kalmaz:

Geçimini sağlamak için gezip dolaşan, şuraya buraya başvuran kişi aç kalmaz. 


Deyimler ve Anlamları 

Kediye peynir (veya ciğer) ısmarlamak:

Güvenilmeyecek birine saklaması için bir şey bırakmak.


Punduna getirmek:

Bir şeyi yapmak için uygun zamanı ve yeri seçmek. 


NOT: İtalyanca kökenli bir sözcük olan "punt", "Bir şey için uygun zaman, fırsat." anlamına gelir. 


Her aşın kaşığı olmak:

Her şeye karışmak, her şeye burnunu sokmak.


Yandı gülüm keten helva:

"Kaçırılmış bir fırsat" anlamında kullanılan bir söz.


Ayıyı vurmadan postunu satmak:

Henüz ele geçmemiş bir şey üzerinde hesap yapmak.


Burnuna halkayı takmak:

İstediği gibi yönetmek, her istediğini yaptırmak. 


Burnuna karıncalar dolmak:

Ölmek.


Kaynak: TDK 


28 Şubat 2025 Cuma

Açlıkla İlgili Atasözleri


Atalarımızın uzun gözlem ve deneyimleri sonucunda oluşmuş, öğüt veren, az sözle çok şey anlatan özlü sözlere atasözleri denir.

Atasözlerinin Özellikleri

a) Atasözleri anonimdir başka bir deyişle söyleyeni belli değildir ve halkın ortak malıdır.

b) Atasözleri kalıplaşmış sözler olduğu için atasözlerini oluşturan sözcüklerin yeri değiştirilemez ve bu sözcükler başka sözcüklerle değiştirilemez. Örneğin; “Damlaya damlaya göl olur.” atasözünü “Göl olur damlaya damlaya.” ya da “Damlaya damlaya havuz olur.” şeklinde değiştiremeyiz.

c) Atasözleri genel yargılar bildirir. Genel yargılar bildirirken de ders verici bir nitelik taşır.

ç) Atasözleri genellikle mecaz anlamlıdır.


Atasözlerinin tanımını yaptıktan ve özelliklerine değindikten sonra "açlıkla ilgili atasözleri listesi" ne yer verelim:


Acıkan doymam, susayan kanmam sanır:

Bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur. 


Aç elini kora sokar:

Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar. 


Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez:

Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister. 


Aç at yol almaz, aç it av almaz:

İş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız. 


Aç ayı oynamaz:

Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir. 


Aç esner, âşık gerinir:

Herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır. 


Aç gezmektense tok ölmek yeğdir:

Yoksulluk ölümden de beterdir. 


Açın gözü ekmek teknesinde olur:

Kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir. 


Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun:

İlişki kuracağımız kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ona güvenmeden kendimiz sağlamalıyız. 


Açın imanı olmaz:

Aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir. 


Açın karnı doyar, gözü doymaz:

Tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez. 


Açın koynunda ekmek durmaz:

Kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz. 


Açın kursağına çörek dayanmaz:

Yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir. 


Aç köpek fırın deler:

Aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder. 


Aç kurt yavrusunu yer:

Aç olan karnını doyurmak için canavarlığın en kötüsünü bile yapar. 


Aç kurt aslana saldırır:

Açın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur. 


Açın uykusu gelmez:

Aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 


Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır:

İnsanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar. 

18 Şubat 2025 Salı

Natüralizm Akımı Nedir? Natüralizm Akımının Özellikleri


Realizmin bir üst basamağı olarak ortaya çıkan, realist gözlemciliğe determinizmi de ekleyen edebî akıma natüralizm adı verilir. Natüralizm akımının özelliklerine geçmeden önce “determinizm nedir?” sorusunu cevaplayalım. Determinizm, şu anki olayların daha önceki olayların sonucu olduğunu ve şu anki olayların sonraki olaylara sebebiyet vereceğini öne süren düşünce sistemidir.

“Doğalcılık” olarak da adlandırılan natüralizm akımının bildirisini 1880 yılında Emile Zola kaleme almıştır.

Natüralizm Akımının Özellikleri

1)Realist yazarlar gözleme büyük önem vermişlerdir. Natüralist yazarlar ise eserlerinde deneyi ön plâna çıkarmışlardır. Başka bir deyişle yazar, dış dünyada gözlemlediği olayların kendisinin meydana getirdiği roman dünyasında gerçekleşmesine zemin hazırlar.

2)Bilimsel gerçekçiliği edebiyata taşıyan natüralistler, eserin olayları ve kahramanları karşısında bir bilim insanı tarafsızlığına sahip olmuşlardır.

3)Natüralistler eserlerinde insanı ele alırken soyaçekim ve sosyal çevre üzerinde durmuşlardır. Natüralizme göre insanların huyları anne ve babadan aldıkları kalıtıma, başka bir deyişle soyaçekim özelliklerine bağlıdır. Başka bir deyişle insan sosyal çevre ile soyaçekimin bir ürünüdür.

4) Natüralist yazarlar romanlarında ayrıntılı betimlemeler yapmıştır.

5)Bu akımda genellikle, sorunlu, toplum tarafından dışlanmış kişiler anlatılır.

6) Natüralist yazarlar, eserlerinde toplumun tüm olumsuzluklarını ortaya koymuşlardır. Buradaki amaç insanları içinde bulundukları olumsuzluklardan kurtarmaktır.

7)Her ne kadar öykü ve tiyatro alanında da eserler verilmekle birlikte natüralizmin ağırlıklı olarak bir roman akımı olduğu söylenebilir.


Natüralizmin Dünya Edebiyatındaki Temsilcileri

Emile Zola, Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Gerhart Hauptmann.


Türk Edebiyatında Natüralizm

Edebiyatımızda natüralizm akımına en fazla yaklaşan sanatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar olmuştur. 


Popüler Yayınlar