27 Haziran 2020 Cumartesi

Tam Öğrenme Modelinin Temel Özellikleri Nelerdir?

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/two-girls-doing-school-works-1720186/

Öğrenme-öğretme sürecinde uygulanabilecek modellerden birisi de tam öğrenme modelidir. Sizlere bu yazımızda tam öğrenme modelinin temel özelliklerinden bahsedeceğiz.

Bloom tarafından Carroll'un okulda öğrenme modelinden esinlenerek geliştirilen tam öğrenme modeline göre sınıftaki başarısız öğrencilerin varlığı onların ön bilgilerinin eksikliğine ve derse ve konuya karşı olumsuz bir tutum içinde olmalarına bağlıdır. Ayrıca öğrencilere sunulan öğretim hizmetinin uygun olmaması ve yeterli zaman verilmemesi de başarısız öğrencilerin varlığında etkilidir. Tam öğrenme modeli bu sınırlılıkların giderilmesi halinde bütün öğrencilerin başarılı olabileceğine vurgu yapar.

Tam öğrenme modelinin geliştiricisi Bloom'a göre öğrenme çevresel koşullardan etkilenir. Bu nedenle öğrenmenin daha nitelikli bir hale gelebilmesi için bizlerin değiştirilebilir koşullara yoğunlaşmamız gerekir. Öğrencilerin ön öğrenmeleri, derse karşı ilgileri ve tutumları, öğretim hizmetinin uygun olup olmaması, öğrencinin kendine güvenmesi -başka bir deyişle öğrencinin akademik özgüveni- öğretim ortamında bulunan araç-gereçler ve sahip olunan olanaklar öğrenme sürecindeki değiştirilebilir koşullardır ve daha nitelikli bir süreç için bu koşullara odaklanmak gerekir.

Bloom, tam öğrenme ölçütünü en az %70 olarak belirlemiş ve hatta belirli ilkelere uyulması halinde bu öğrenme düzeyinin %90 seviyesine kadar çıkabileceğini savunmuştur. Tam öğrenme modelinde Bloom'un savunduğu ilkeler ise şunlardır:

1) Olumlu öğrenme koşullarının sağlanması,
2) Öğretime yeterli zamanın ayrılması,
3) Öğrencinin derse etkin katılımının sağlanması,
4) Öğretim sürecinde gerekli olan yerlerde öğrencilere ipucu, pekiştireç, dönüt ve düzeltmenin verilmesi.

Ayrıca bu modelde önemli olan bir diğer nokta ise bir ünite öğrenilmeden sonraki üniteye geçilmemesi gerektiğidir. 

Tam öğrenme modeli hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra şimdi de tam öğrenme modelinin değişkenleri hakkında bilgi verelim:

1) Öğrenci Nitelikleri (Hazırbulunuşluk): Bu modele göre, öğrenci niteliklerini belirleyen iki öge vardır. Bunlar; bilişsel giriş davranışları ve duyuşsal giriş özellikleridir.

a) Bilişsel giriş davranışları: Öğrencilerin işlenecek konuyla ilgili sahip olduğu içerisinde bilgi, beceri, yeterlik ve hazırbulunuşluk gibi davranışları barındıran ön koşul davranışları ve öğrenmeleri ifade eder. Örneğin; öğrencilerin matematik dersinde dört işlem becerisini kazanabilmeleri için doğal sayıları bilmeleri gerekir.

b) Duyuşsal giriş özellikleri: Öğrencilerin derse ve konuya karşı ilgisini ve tutumunu ifade eder. Ayrıca öğrencinin herhangi bir konuyu öğrenip öğrenemeyeceğine dair kendine olan güveni -başka bir deyişle akademik özgüveni- de bu kapsamda değerlendirilir. Örneğin; öğrencilerin matematik dersine karşı geliştirdikleri olumsuz tutum neticesinde bu derste başarılı olamayacaklarına inanmaları...

2) Öğretim Hizmetinin Niteliği: Öğretim hizmetinin niteliğini belirleyen değişkenleri "PİDE" olarak kodlayabiliriz:

P ekiştirme,    İ pucu,     D önüt-Düzeltme,    E tkin Katılım = PİDE

Nitelikli bir öğretim sürecinin sağlanması yukarıdaki ögelerin gerekli olan yerlerde verilmesi ile mümkün olabilir.

3) Öğrenme Ürünleri: Belirlenen amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilen etkinlikler sonucunda öğrencilerin davranışlarında meydana gelen değişiklikleri ifade eder. Bu öğrenme ürünlerini iki grupta ele alabiliriz:
1) Öğrenme hızının ve düzeyinin artması ve başarının yükselmesi (bilişsel)
2) Öğrencinin kendine olan güveninin artması (akademik özgüven), öğrencinin başaracağına olan inancının artması, güdülenerek olumlu tutumlar geliştirmesi (duyuşsal)

Bloom'un geliştirdiği tam öğrenme modelinde izleme testi ve tamamlayıcı eğitim uygulamaları da önemli bir yere sahiptir. Bu modelde öğrencilerin tam öğrenmeye ulaşıp ulaşamadığının belirlenmesi amacıyla öğrencilere izleme testleri uygulanır. İzleme testlerinin sonuçlarından yola çıkılarak başarılı öğrenciler için düzey geliştirme çalışmaları uygulanırken, tam öğrenme ölçütüne ulaşamayan öğrenciler için tamamlayıcı öğretim etkinlikleri uygulanır. Bundaki amaç ise öğrencilerin tam öğrenme ölçütüne ulaşmalarının sağlanmasıdır.

NOT: Konuların tekrarı ile öğretim, birebir öğretim, proje ve ödev yoluyla evde veya okulda ek öğretim, küçük gruplarla öğretim, yardımcı kaynaklar ve eğitsel oyunlarla öğretim, bilgisayar destekli öğretim, programlı öğretim tam öğrenmede kullanılan tamamlayıcı ek öğretim etkinlikleridir.

Tam Öğrenme Modelinin Sınırlılıkları 

-Her model, yöntem veya teknikte olduğu gibi tam öğrenme modelinin de çeşitli sınırlılıkları vardır. Bunlardan birincisi hızlı öğrenen öğrencilerin engellenmesi söz konusudur. Bu modelde yavaş öğrenen öğrencilerin eksiklikleri giderilmeden sonraki üniteye geçilemeyeceğinden tam öğrenme ölçütüne hızlı bir şekilde erişen öğrencilerin ilerleyememesi sorunu ortaya çıkabilir.
-Bu modelde ek öğretim etkinliklerinin uygulanması öğretmenin yükünü artırabilir. Ayrıca maliyetin yükselmesine de neden olabilir.

Değerli okurlarımız, bu yazımızda tam öğrenme modelinin temel özelliklerini açıklamaya çalıştık. Ülkemizde eğitimin daha üst seviyelere gelmesi dileğiyle, görüşmek üzere...




25 Haziran 2020 Perşembe

Bilgisayar Destekli Öğretimin Avantajları ve Dezavantajları

Foto Kaynak: bilgiustam.com

Eğitimde bilgisayarın kullanılmasıyla eğitim-öğretim sürecinin farklı bir seviyeye geldiğini ve öğrenme-öğretme sürecinde bilgisayar destekli öğretimin önemli bir yere sahip olduğunu daha önceki yazımızda anlatmıştık. O yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bugünkü yazımızda ise bilgisayar destekli öğretimin avantajları ve dezavantajları konusu üzerinde duracağız. Ancak konumuza geçmeden önce bu konuyla ilgili bazı notları aktarmamızda fayda var.

Bilgisayarla Öğretim Uygulamalarının Farklı Türleri 

-Programlı Öğretim Uygulamaları
-Konu/ders sunumları
-Eğitici Oyunlar
-Benzetişim (Simülasyon)
-Testler/sınavlar
-Problem çözme uygulamaları
-Alıştırma ve tekrar etmeye yönelik uygulamalar

Bilgisayarla öğretimde yukarıda gördüğümüz gibi farklı farklı türlerle öğrenme-öğretme süreci yapılandırılabilir.

Bilgisayar Destekli Öğretimde Kullanılacak Yazılımların Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Noktalar

-Program içeriği kesinlikle hedeflere uygun olmalıdır.
-Öğrenciye görelik ilkesine göre hazırlanmalıdır. Başka bir deyişle hazırlanan yazılımlar öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerine uygun olmalıdır.
-Öğrenci katılımına uygun ve pekiştireç uygulamalarına yer verilerek hazırlanmalıdır.
-Kesinlikle açık, anlaşılır bir dille yazılmalıdır.
-Dönüt ve düzeltme etkinliklerine sahip olmalıdır.
-Görsel ve işitsel uyaranları içinde barındırmalıdır.

Bilgisayar Destekli Öğretimin Avantajları

-Öğrenme süreci öğrencinin öğrenme hızına ve düzeyine göre yapılandırılabilir ve bu yolla öğretimin bireyselleştirilmesi sağlanabilir.
-Çeşitli zihinsel becerileri geliştirici uygulamalara yer verilir.
-Öğrencinin ilgisini çeker, onlarda merak uyandırır. Renkler, grafikler,çizimler, resimler, animasyonlu içerikler yoluyla öğrenme süreci ilginç ve etkili kılınır. Öğrencilerin bu yolla dikkat ve motivasyonları yükseltilerek en sıkıcı çalışmalar bile ilginç kılınabilir.
-Öğrenme sürecinin verimliliği artırılır ve devamlılığı sağlanır.
-Laboratuvar ortamında yapılması zor ve tehlikeli deneyler benzetim yoluyla yapılır ve özgün ve yapay ortamlar oluşturularak öğrencilerin deneyim kazanmaları sağlanır. Başka bir deyişle öğrenci dış dünyaya açılma imkânı bulur ve kendisini gerçek hayata hazırlar.
-Öğrenmelere ilişkin dönütlere/düzeltmelere yer verilir ve böylece eksik öğrenmeler belirlenerek giderilmeye çalışılır.
-Sık sık alıştırma yapma ve tekrar etme olanağı verir.
-Hem öğretmene hem de öğrenciye zamanı verimli bir şekilde kullanma olanağı verir.
-Yetersiz öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin giderilmesinde etkili olabilir.
-Öğrenciye çoklu öğrenme ortamı sunarak görsel ve işitsel uyaranların bolca bulunduğu zengin içeriklere istediği yerde ve zamanda ulaşabilme olanağı sağlar.
-Anlaşılması güç konuları ve kavramları çeşitli görseller yoluyla sunarak öğrenme sürecini kolaylaştırır.

Bilgisayar Destekli Öğretimin Dezavantajları

-Maliyeti uygun olmayabilir. Ekonomik olarak pahalıdır.
-Bilgisayar kullanıcıları gereken programları temin edemeyebilir. Temin edebilse bile bu programlarda çeşitli eksiklikler olabilir.
-Zihin ve kas koordinasyonu gerektiren psikomotor becerilerin kazandırılmasında yeterli değildir.
-Sosyal etkileşimi olumsuz yönde etkileyebilir.
-Dersler için hazırlanan yazılımların hazırlanması uzun sürebilir.
-Hazırlanan yazılımlar kaliteli de olsa eğer eğitim programının gerektirdiği hedeflerle ve davranışlarla uyumlu değilse öğrenme-öğretme süreci açısından pek değerli olarak kabul edilmezler.
-Bilgisayar kullanıcılarının bilinçsiz davranışları çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Bilgisayar destekli öğretim, başka bir deyişle BDÖ, öğrenme-öğretme sürecinde çok önemli bir yere sahiptir. Ama tabii ki her şey değildir. Bu yazımızda bilgisayar destekli öğretimin avantajları ve dezavantajları konusu üzerinde durduk. Başka bir yazımızda görüşmek üzere. Herkese huzurlu ve sağlıklı günler...

23 Haziran 2020 Salı

Okulda Öğrenme Modeli

Foto Kaynak: https://www.pexels.com/photo/abc-books-chalk-chalkboard-265076/

Eğitim-öğretim sürecinde uygulanabilecek modellerden birisi de okulda öğrenme modelidir. Carroll tarafından geliştirilen bu modele göre her öğrenciye ihtiyaç duyduğu zaman verildiğinde öğrencilerin hepsi öğrenme amaçlarına ulaşabilir. Bu modele göre zaman değişkeni önemlidir, temel değişken zamandır.

Okulda öğrenme modelinin beş temel ögesi vardır. Bunlar;

-Yetenek,
-Öğretimden yararlanma yeteneği,
-Sebat ya da sabır
-Fırsat
-Öğretimin niteliği

Şimdi bu beş temel ögeyi birer birer açıklayalım:

1) Yetenek: Bu öge bir öğrencinin bir konuyu öğrenmek için ihtiyaç duyduğu zaman miktarını ifade eder. Örneğin; bir öğrenci bir konuyu 5 ders saatinde öğrenebiliyorsa 5 saat o öğrencinin yeteneğini ifade eder.

2) Öğretimden yararlanma yeteneği: Okulda öğrenme modelinin bu ögesi öğrencinin konu hakkındaki hazırbulunuşluk seviyesini ifade eder. Bir öğrencinin yeni bir konuyu öğrenebilmesi için çeşitli ön öğrenmelere başka bir deyişle çeşitli ön bilgilere sahip olması gerekir. Örneğin; matematik dersinde rakamları bilmeyen bir öğrenci doğal sayıları ve tam sayıları öğrenemez. Kısacası öğrencinin konu hakkındaki ön bilgileri yetersizse öğrenme için daha çok zamana ihtiyaç duyulur ve bu durum da pek istenilen bir durum değildir.

3) Sebat ya da Sabır: Öğrencinin derse, konuya ve öğrenme faaliyetine karşı istekli olmasını ifade eder. Bu ögeye göre öğrenci derse ve öğrenmeye karşı ne kadar istekli olursa o oranda kısa zamanda öğrenebilir. Ayrıca öğrencilerin derse ve konuya karşı olumlu tutum geliştirmeleri de bu ögeye göre öğrenci başarısında oldukça etkilidir.

4) Fırsat: Bu öge öğrenciye tanınan olanaklarla ilgilidir. Bu ögeye göre öğrenciye öğrenebilmesi için gereken süre verilmelidir. Örneğin; Türkçe dersinde "Fiilimsiler" konusunu 6 saatte öğrenebilen bir öğrenciye bu sürenin verilmesi...

5) Öğretimin niteliği: Öğrenme-öğretme süreci ek bir süreye ihtiyaç duyulmayacak bir şekilde düzenlenirse bu ögeye uygun bir şekilde davranılmış olur. Örneğin; Türkçe dersinde öğrenci "Fiilimsiler" konusunu 6 saatte öğrenebilecek yeteneğe sahipse ve öğretmen bu konuyu 6 saatte öğretebiliyorsa öğretim süreci o oranda nitelikli olur.


Değerli okurlarımız, bu yazımızda temel değişkeni "zaman" olan ve gerekli süre verildiğinde her öğrencinin öğrenebileceğini ve kazanımları gerçekleştirebileceğini savunan Carroll'un okulda öğrenme modelini açıklamaya çalıştık. Başka bir yazıda görüşmek üzere, herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...

18 Haziran 2020 Perşembe

Sunuş Yoluyla Öğretim Stratejisinin Aşamaları Nelerdir?

Kaynak: https://www.pexels.com/photo/black-and-white-blackboard-business-chalkboard-356043/

Sunuş stratejisi başka bir deyişle sunuş yoluyla öğretim stratejisi David Ausubel tarafından bilişsel kurama dayalı olarak geliştirilen bir stratejidir. Öğretmen merkezli olan bu stratejiye göre öğrenci bilgileri hazır olarak alır. Temel kavramlara dayalı olarak yürütülen ve bilgilerin öğretmen tarafından yapılandırılarak ve organize edilerek sunulduğu bu stratejide tümdengelim (genelden özele) yöntemi kullanılır. Bu stratejide öğrenciden bilgiyi keşfetmesi beklenmez.

Sunuş stratejisine kısaca değindikten sonra şimdi de sunuş yoluyla öğretim stratejisinin aşamalarına göz atalım:

"Sunuş Yoluyla Öğretim Stratejisinin Yararları ve Sınırlılıkları" adlı yazımızı buradan okuyabilirsiniz. 

Sunuş Yoluyla Kavram Öğretiminin Aşamaları

1) Öğretmen kavramı tanımlar, söz konusu kavramla ilişkili olan terimleri açıklar.
2) Öğretmen söz konusu kavramın alt kavramlarını da açıklar.
3) Öğretmen konuyla ilgili olumlu ve olumsuz örnekler verir.
4) Öğrenci, öğretmenin vermiş olduğu olumlu ve olumsuz örnekleri açıklar ve sınıflandırır.
5) Öğrenci konuyla ilgili ek örnekler verir başka bir deyişle kendi örneklerini verir.
6) Dersin sonunda öğretmen konuyu özetler ve genel bir değerlendirme yapar.

Yukarıda sözünü ettiğimiz süreç ise üç aşamada gerçekleşir. Bu üç aşamayı da şöyle açıklayabiliriz:

1) Ön Organize Edicilerin Sunulması: Bu aşamada amaç, öğrencide derse ve konuya karşı merak uyandırmak ve onları derse güdülemek, öğrenciyi hedeften haberdar etmektir. Bunun için öğretmen asıl konuya geçmeden önce öğrencileri derse hazırlamak ve onların konuyla ilgili ön bilgilerini ortaya çıkarmak için bir dizi etkinlik yapar. Günlük yaşamdan ilgi çekici kesitler, işlenecek konuyla ilgili anı, fıkra vb. anlatma, hazırlık çalışmaları, konunun ana hatlarını gösteren içerik listesi veya çeşitli kavram haritaları bu aşamada öğrencilere sunulur. Bu etkinliklerin öğrencilere sunulmasındaki amaç her ne kadar onları derse ve konuya güdülemek olsa da asıl amaç onların konuyla ilgili ön bilgilerini ortaya çıkarmak ve bunun üzerine yeni bilgilere doğru ilerlemektir. Bu aşama eski bilgilerle yeni bilgiler arasında bağ kurulmasını sağladığı için anlamlı öğrenmelerin gerçekleşmesine de imkân tanır.

Örnek: Türkçe dersinde "Doğa ve Evren" temalı bir metin işleyecek olan bir öğretmenin metne geçmeden önce doğa ve çevre bilincini kazandıracak görsellerle dersine başlaması ve bu etkinliği ders kitabında bulunan hazırlık çalışmalarıyla desteklemesi.

2) Kavramların ve Bilgi Birimlerinin Sunulması: Öğretmen bu aşamada konuyla ilgili kavram, ilke ve bilgi birimlerini sunar ve bunların özelliklerini sıralayıp açıklar. Ayrıca kavramın tanımlanması ve konuyla ilgili terimlere açıklık getirilmesi, olumlu ve olumsuz örneklerin verilmesi bu aşamada gerçekleşir.

Örnek: Türkçe dersinde önce zamirin tanımı yapılır, sonra da zamir çeşitlerine geçilir. (Tümdengelim yöntemi uygulanır. Başka bir deyişle bilgi genelden özele doğru verilir.)

3) Bilişsel Yapının Güçlendirilmesi: Bu aşamada eleştirel bir bakış açısı geliştirilerek, konuyla ilgili farklı tanım ve örneklerin ortaya konulması sağlanır. Öğrencilerin bilgiyi anlamlandırıp anlamlandıramadıklarını belirlemek amacıyla soruların yöneltildiği ve öğrencilerin sahip oldukları bilgileri farklı durumlarda kullanıp kullanamadıklarının tespitinin yapıldığı bölümdür.

Sunuş yoluyla kavram öğretiminin aşamalarını açıkladıktan sonra bir de anlamlı öğrenme konusuna değinmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.

Sunuş stratejisi başka bir deyişle sunuş yoluyla öğrenme bazı kaynaklarda anlamlı öğrenme olarak da geçer. Anlamlı öğrenmeye göre, öğrenmenin anlamlı olabilmesi için öğretmen tarafından verilen bilginin öğrenci tarafından ezberlenmemesi gerekir. Başka bir deyişle eski bilgilerle yeni bilgiler arasında bağ kurularak, bilgi, eski bilgi sisteminin içerisine yerleştirilerek öğrenilenler anlamlandırılmalıdır.


Değerli okurlarımız, sizlere bu yazımızda sunuş yoluyla öğretim stratejisinin aşamalarından ve anlamlı öğrenmeden bahsettik. Başka bir yazımızda görüşmek üzere, herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...

16 Haziran 2020 Salı

Öğretme-Öğrenme Sürecinde Temel Kavramlar

Kaynak: https://www.pexels.com/photo/abstract-blackboard-bulb-chalk-355948/

Öğretme-öğrenme sürecinin verimli bir şekilde yürütülebilmesi eğitimin ve öğretimin içerisinde yer alan tüm paydaşlar için oldukça önemlidir. Bu süreci verimli bir şekilde yürütebilmek amacıyla çeşitli yaklaşım, strateji, yöntem, teknik ve taktiklere başvururuz. Bu kavramları bu süreçte uygulamaya koyarız ancak bu kavramların ne demek olduğunu daha önce hiç düşündük mü? İşte biz bu yazımızda öğretme-öğrenme sürecinde temel kavramlar olan strateji, yaklaşım, yöntem, teknik ve taktik gibi kavramları açıklamaya çalışacağız.

1) Strateji: Stratejiyi, amaçlara ulaşmayı sağlayan, genel bir plan ve tasarım olarak tanımlayabiliriz. Öğretim stratejisi, hedeflere ulaşmayı ve kazanımları gerçekleştirmeyi sağlayan, öğretim sürecinde uygulanacak yöntem ve tekniklerin seçimine yön veren genel bir yoldur. Öğretim stratejisi ayrıca bu süreçte kullanılacak araç-gereçleri de belirlemeye yarar. Öğretim stratejilerini sunuş, buluş ve araştırma-inceleme stratejisi olmak üzere üç gruba ayırabiliriz.

Öğretimde strateji konusunda şunları da eklemekte fayda var: Öğretim sürecinde kullanabileceğimiz stratejiyi belirlerken temel etken öğretim hedefleridir. Başka bir deyişle hedeflere göre uygulayacağımız stratejiye ya da stratejilere karar verebiliriz. Bu nedenle bir stratejinin etkililiği hedeflere bağlıdır, hedefler gerektiriyorsa bir ders saati süresince birden fazla stratejiyi uygulayabiliriz.

2) Yaklaşım: Yaklaşım, öğrenme kuramlarını dikkate alarak öğretimin nasıl olması gerektiği hakkında genel bir görüş bildiren, öğretimin temelini oluşturan temel felsefeyi açıklayan genel bir bakış açısıdır. Örneğin, çoklu zekâ kuramı, beyin temelli öğrenme, probleme dayalı öğrenme, iş birlikli öğrenme, aktif öğrenme, yapılandırmacılık, tam öğrenme, okulda öğrenme ve yaşam boyu öğrenme birer yaklaşımdır.

3) Yöntem: Hedeflere ulaşmak için öğretme sorumluluğunu alan kişilerce bilinçli olarak seçilen ve izlenen, öğrencilerin öğrenmesi için tasarlanan ve işe koşulan düzenli yola yöntem denir. İçeriğin, çeşitli tekniklerin ve materyallerin ilişkili biçimde hizmete sunulduğu öğretme yolu olarak da tanımlanabilir. Örneğin; anlatım, örnek olay, gösterip yaptırma, deney, problem çözme, tartışma birer yöntemdir.

4) Teknik: Teknik için kısaca "öğretme biçimini ve yöntemini uygulamak" tanımını yapabiliriz. Başka bir deyişle teknik, yöntemi uygulamaya koyma biçimi, sınıf içinde yapılan iş ve işlemlerin tümüdür. Örneğin; drama, rol oynama, eğitici oyunlar ve benzetim birer tekniktir.

5) Taktik: Günlük hayatta ya da eğitim-öğretim sürecinde düzenlediğimiz etkinliklerde sahip olduğumuz olanaklar ve çevre koşulları fazlasıyla etkilidir. Buradan yola çıkarak taktiği, sahip olduğumuz olanaklar ve çevresel koşullar üzerine kurulmuş planlı, programlı davranışlar olarak tanımlayabiliriz. Başka bir deyişle taktik, bir stratejiyi, yöntemi ve tekniği dersin hangi aşamasında uygulayabileceğimize dair ayrıntılı ve özel bir eylem planıdır.

Değerli okurlarımız, sizlere bu yazımızda öğretme-öğrenme sürecinde temel kavramlar olan strateji, yaklaşım, yöntem, teknik ve taktik gibi kavramları açıklamaya çalıştık. Bir başka yazımızda görüşmek üzere, herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı günler...

Popüler Yayınlar