püf noktası hikâyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
püf noktası hikâyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2023 Çarşamba

"Püf Noktası" Deyiminin Hikâyesi


 

En az iki sözcükten oluşan, mecaz anlam taşıyan, anlatımı zenginleştirmek amacıyla kullanılan kalıplaşmış söz öbeklerine deyim dendiğini biliyoruz. 

Deyimler ve atasözlerinin özelliklerine BURADAN ulaşabilirsiniz. 

Anlatımın güçlenmesinde ve zenginleşmesinde epey etkili olan bu söz öbeklerinin ilgi çekici hikâyelerinin de olduğunu biliyoruz. Biz bu yazımızda günlük hayatta sıklıkla kullandığımız “püf noktası” deyiminin hikâyesini sizlerle paylaşacağız. Hikâyeye geçmeden önce ”püf noktası” deyiminin anlamını sizlerle paylaşmak istiyoruz:

“Bir işin en ince, hassas ve önemli noktası.” (Kaynak: TDK)

 

“Püf Noktası” Deyiminin Hikâyesi

Vaktiyle testi ve çanak çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan bir çırak, kalfa olup artık kendi başına bir dükkân açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:

-Sen, demiş, daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor.

Ustasının bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkân açar. Açar açmasına da yeni dükkânında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler, onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa, bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır. Usta:

-Sana demedim mi evlâdım; sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır.

Usta bunun üzerine tezgâha bir miktar çamur koyar ve:

-Haydi, der, geç bakalım tezgâhın başına da bir testi çıkar. Ben de sana püf noktasını göstereyim.

Eski çırak, ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta, önünde dönen çanağa arada sırada “püf!” diye üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırak da bu sanatın püf denilen noktasını öğrenmiş olur.

Her sanatın incelik gereken nazik kısmına da o günden sonra püf noktası denilmeye başlanır.

(Kaynak: İskender Pala, İki Dirhem Bir Çekirdek, Kapı Yayınları)


"Saman altından su yürütmek" deyiminin hikayesine BURADAN ulaşabilirsiniz. 

Popüler Yayınlar